Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    THE ORIGINAL SEVEN WONDERS OF THE WORLD
    1. The Colossus of Rhodes: A statue of the Greek sun god Helios. Built in the city of Rhodes in 280 BC, the nearly 100-foot-high statue was destroyed in an earthquake in 226 B.C.
    2. The Great Pyramid of Giza: With construction that ended around 2560 B.C., the pyramid is the oldest of the original seven wonders. The massive structure still stands in Egypt.
    3. The Hanging Gardens of Babylon: With little historical documentation, not much is known of the Hanging Gardens of Babylon. They may be mythical, they may have been built by king Nebuchadnezzar II around 600 B.C., or they may have been located in the Assyrian city of Nineveh by king Sennacherib around 700 B.C.
    4. The Lighthouse of Alexandria: Built around 280 B.C., the Lighthouse of Alexandria stood around 400 feet tall and was the tallest building in the world for centuries. It was damaged by several earthquakes, and in 1480, its ruins were used to construct the Citadel of Qaitbay, a fortress that still stands on Pharos Island.
    5 The Mausoleum at Halicarnassus: Located in today's Bodrum, Turkey, the Mausoleum at Halicarnassus was built as the tomb of Mausolus around 350 B.C. The structure was destroyed by a series of earthquakes between the 12th and 15th centuries.
    6 The Statue of Zeus at Olympia: Built sometime around 435 B.C. by the Greek sculptor Phidias, the statue stood over 40 feet tall and represented Zeus on a cedar throne. The work was ornamented with gold and ivory. The statue was lost or destroyed sometime in the 5th century, although the exact nature of the work's loss remain unknown.
    7 The Temple of Artemis at Ephesus: Located in western Turkey, the Temple of Artemis's age is unknown, for it was rebuilt several times. The third temple, and the one referenced by the Greeks as a wonder of the world, was constructed beginning in 323 B.C. The structure was destroyed by the Goths in 268 A.D.


  2. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    MEHMET BİLDİRİCİ’NİN 2014 TARİHİNDE MUĞLA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE VERDİĞİ SÖZDE THERA ANTİK KENTİ İLE İLGİLİ DİLEKÇE
    MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
    MUĞLA 28.09.2014

    İlgi : Rektörlüğünüzün Genel konulu 02.10.2013 tarihli ve 12690 sayılı yazısı
    Konu : Ula Taşyenice Okkataş mevkiinde THERA antik kenti hakkında

    Konu ile ilgili dilekçeme verilen cevaba teşekkür ediyorum. İnşaat Yüksek Mühendisi (İTÜ 1962) olmama karşı 1991 yılından bu yana Türkiye’deki tarihi su yapıları ve antik kentlerin oluşumu planları tarihteki yerleri konularında araştırma yapan bunlarla ilgili yayınlar yapan ve bildirileri olan bir kişiyim. Araştırma kapsamında çok sevdiğim ve evimin bulunduğu Gökova Akyaka da içindedir. Bunları web siteme yerleştirmiş bulunmaktayım.
    www.mehmetbildirici.com
    Bu dilekçemde gene THERA konusuna gireceğim. Ege denizinin iki kıyısını (Karia bölgesi & Yunanistan Santorini adası) ilgilendiren tarihi, kültürel ve mitolojik derinliği olan bir konudur.
    O günden bu yana yaptığım araştırmaların sonucunu sunmak istiyorum.
    THERA Muğla’da sanıldığı gibi bir tanrıça ismi değil, Mitolojide Thebai kentinin kahramanı Antesion oğlu THERAS isminden gelmektedir.
    2014 yılı Nisan ayında yaptığım Ege adaları gezisinde SANTORİNİ adasına uğradık. Volkanik batık uygarlıkların olduğu söylenen adada gerçek THERA Antik kenti yer almaktadır. Burada 1895-1903 yılları arasında Alman Arkeoloğu Hiller tarafından ortaya çıkan buluntular, adadaki Müzede sergilenmektedir. Bu kentteki yaşam yaklaşık M.Ö. 1000 yıllarına tarihlenmektedir.
    Antik Karia bölgesinde ise THERA isimli bir kale tarihte geçmektedir. Büyük İskender’in M.Ö 334 yılında Asya seferinde HALIKARNASSOS (Bodrum) kenti kuşatılmış ancak alınamamıştır. Bir yıl sonra bu kent ve THERA kalesi düşmüştür. Bu THERA kalesi Üniversitenizin bulunduğu Karia bölgesini adım adım incelemiş en değerli araştırmacı GEORGE BEAN tarafından YERKESİK olarak belirlenmiştir. Halk da bunu benimsemiş Yerkesik’te kalenin net olarak görüldüğü THERA CAFE isimli bir yer açılmıştır. Yaptığım araştırmada yıkılmış kaleden gelen büyük taşların bulunduğu görülmüştür. Ancak daha sonra yerleşimler olsa bile burası sadece bir kaledir. Antik kent değildir. Ayrıca bu kale Pisi (Yeşilköy) den gelip sahile inen antik yol üzerindedir.
    İkinci bir THERA, Köyceğiz’de Köyceğiz Gölü içinde bulunan batık THERA adasıdır. Bunun anısına da orada THERA Restoran bulunmaktadır. Bir ara Hapishane olan adanın KAUNOS kentinden geldiği kanısındayım. Batık ada olarak bilinen bu adanın Santorini adası ile olan benzerliği ilgi çekicidir.
    Bütün bu gerçekler dururken Muğla Taşyenice OKKATAŞ mevkideki yerleşimim (antik kent değil) acele ve uluslararası bir Sempozyumda tartışılmadan THERA antik kenti olarak kabul edilmesi çok çok ama çok tartışmalıdır.
    Muğla Üniversitesinin kuruluşu yenidir. Bu konular daha önce Batılı araştırmacılar tarafından araştırılmıştır. Şahsen mail ortamında tanıştığım bu konularda pek çok konuda görüşünü aldığım İsveçli PAAVO ROOS’un
    “Survey of Rock-cut Chamber-Tombs in Caria-Göteborg 2006” isimli İngilizce kitabın 35 ve 36 sayfalarında olan bilgiler aşağıdadır. Bunları Türkçeye çevirmeden aynen yazacağım. Zira bazı detayları yakalayamamış olabilirim.

    “This site has been referred to both with the modern village names of Yenice, Doğanköy and Çamköy with the name of the hill Okkataş and with the ancient name it has it has been identified with Okkataş.
    Now when the French expedition has offered the name Taşlıyenice (which I have heard before) for the acropolis, I shall, contrary with my earlier practice adhere to that name, hoping that it will not add to do confusion if I do so and that the same denominataion can be used in the future
    The site lies east of the road between Çamköy to the south and Doğanköy to the north but belongs to the village of Yenice further to the west. It consists of two rock tombs and other remnants up at the level of the pass below acropolis hill proper, and other tombs on or below the western slope down to the road. In fact it is easier to reach the tombs at the pass level on a path from the east.
    This site has been mentioned under very different names, not only concerning ancient identification but also concerning the modern reference.
    Paton who puts it about one hour west of OULA, gives no modern name but says that its ancient name may be Bargasa.
    Paton & Meyre speaks about nameless city between Ula and Yenice. Newton noticed the Hellenic wall and on asking received the name of Asar. Hula Szanto call it mountain OKKATAŞ north-west of Ula, overlooking the plain of Yeniköy
    Diest following Kiepert mention an ancient fort and suggest that it is Kyllandos. Laumonior speaks of the city supposed to be Kyllandos in the narrow pass uniting the plains of Ula and Yenice..
    Frazer & Bean and Bean & Cook call the site as Çamköy near Yenice and mention identification with Cyllandos but observe that ATL’s suggestion Oulaies may be more probable.
    Roos also call it Çamköy.
    Bardakçı call it Kyllandos (Okkataş). Blümel speaks about, Bresson and Varinlioğluand Debord speak about complex tombs, especially at Doğanköy which is no doubt this site.
    Descat doubts the site about Yerkesik to be Thera has also suggested. He instead that Thera shoud be located in this site. Which he calls Taşlıyenice, east of the plain of Yenice.
    Diler (Adnan) calls it Okkataş, and place it 1 km west of the crossroad for Ula.
    HTC uses the nameTaşlıyenice belonging to the acropolis hill also the ruins around it in the description.
    Muğla Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığının yayınladığı broşürde ise şunlar yazılıdır.
    “The ancient city of Thera has been localized in the resent researches at the rocky hill called as Okkataş or Taşyenice between Ula and Yenice. The history of site starts in the 4th century, BC, according to the evidence, but the early settlement form which is seen at may Carian sites might point to an earlier occupation. The evidence indicated that the site was occupied till Byzantine periods and then abandoned.

    SONUÇ OLARAK
    Uzun yıllara dayanan araştırmalarım sonucu
    1..Muğla Taşyenice OKKATAŞ mevkiindeki antik yerleşimin “THERA ANTİK KENTİ” olarak yeniden isimlendirmek inandırıcı gelmemektedir. Ortaya yazıt gibi çok önemli belgelere ulaşılamamıştır.
    2.. Bu kabul edildiğinde gene tartışmalı olan KILLANDOS nereye konacaktır. Yerkesik’teki THERA Kalesi ne olacaktır ????
    3.. İngilizce ve Almanca yazılmış tüm kitaplar ve haritalarla Thera antik yol üzerinde olan Yerkesik’te görülmektedir, bu yayınlarla büyük bir çelişki yaşanacaktır.
    4.. Ayrıca yeniden isimlendirme de çok önemli değildir. Önemli olan bu yerleşimin ortaya çıkarılmasıdır.
    BU İSE ÜNİVERSİTENİZ TARAFINDAN YERİNE GETİRİLMEKTEDİR. YAPILAN BU ÇALIŞMALARI ARA ARA GİDİP GÖRMEKTE VE HAYRANLIKLA İZLEMEKTEYİM.
    En derin saygılarımla arz ederim.
    MEHMET BİDİRİCİ
    28.09.2014
    mehmetbildirici34@gmail.com
    Nergiz sokak No16 Akyaka-Ula-Muğla
    Mobil: 0 542 241 0302

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    BÜYÜK İSKENDER TARAFINDAN KURULAN KENTLER
    • Alexandropolis Maedica, in Thrace, modern Bulgaria.
    • Alexandria in Troas, modern Dalyan in Turkey.
    • Alexandria by the Latmus, possibly Alinda, Turkey.
    • Alexandria near Issus; İskenderun in Turkey preserves the name, but probably not the exact site.
    • Alexandria, Egypt.
    • Alexandria Ariana, now Herat, Afghanistan.
    • Alexandria Asiana, in Iran.
    • Alexandria Prophthasia, perhaps Farah, Afghanistan.
    • Alexandria Arachosia, now Kandahar, Afghanistan.
    • Alexandria in the Caucasus, now Bagram, Afghanistan.
    • Alexandria Eschate, at or close to modern Khujand, Tajikistan.
    • Alexandria on the Oxus, probably Ai-Khanoum, Afghanistan.
    • Six cities north of the Oxus, one of which may be Termez, Uzbekistan.
    • Alexandria in Margiana, formerly Merv, Turkmenistan.
    • Arigaeum, modern Nawagai, Bajaur, Pakistan.
    • Nicaea and Alexandria Bucephalous (Bucephala), somewhere in modern Punjab, Pakistan.
    • Alexandria on the Hyphasis; In Punjab, India on the western bank of the Beas (Hyphasis) river.
    • Alexandria on the Indus, possibly Uch, Pakistan, and another town on the Indus.
    • Patala and Xylinepolis, unknown, possibly near Hyderabad, Sindh, Pakistan.
    • Alexandria in Orietai near Rhambacia, possibly Bela, Pakistan.
    • Alexandria Carmania, unknown location in Iran.
    • Alexandria in Susiana, later Charax Spasinu, Persian Gulf.
    • Alexandria in Opiania, Ghazni, Afghanistan.
    • Nikephorion, present day Raqqa in Syria. Isidore of Charax, in the Parthian Stations, wrote that it was a Greek city founded by Alexander the Great.[2][3]

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    KULIAB YAZITI
    Kuliab Tacikistan sınırları içindedir. M.Ö 200-195 yılına ait bulunmuş Grekçe çok ilginç yazıttır.
    Burada Heliodotos adlında biri HESTIA da bir Ateş Altar’ına bir yazıt dikmiş ve burada bütün Kralların en büyüğü DEMETRIOS I FATİH MUHTEŞEM DEMETRIOS olarak belirtmiştir.

    Kuliab inscription
    In an inscription found in the Kuliab area of Tadjikistan, in eastern Greco-Bactria, and dated to 200–195 BC, a Greek by the name of Heliodotos, dedicating a fire altar to Hestia, mentions Euthydemus as the greatest of all kings, and his son Demetrius I as "Demetrios Kalinikos" "Demetrius the Glorious Conqueror":

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    İSKENDER AT SOGDIANA
    A now independent and warlike Sogdiana, led at first by Bessus, the Achaemenid satrap of Bactria and claimant to the throne after assassinating Darius III in his flight from the Macedonian Greek army,[21][22] formed a border region insulating the Achaemenid Persians from the nomadic Scythians to the north and east.[23] The Sogdian Rock or Rock of Ariamazes, a fortress in Sogdiana, was captured in 327 BC by the forces of Alexander the Great, the basileus of Macedonian Greece and conqueror of the Persian Achaemenid Empire.[24] Oxyartes, a Sogdian nobleman of Bactria, had hoped to keep his daughter Roxana safe at the fortress of the Sogdian Rock, yet after its fall Roxana was soon wed to Alexander as one of his several wives.[25] Roxana, a Sogdian whose name Roshanak means "little star",[26][27][28] was the mother of Alexander IV of Macedon, who inherited his late father's throne in 323 BC (although the empire was soon divided in the Wars of the Diadochi).[29]
    After an extended campaign putting down Sogdian resistance and founding military outposts manned by his Macedonian veterans, Alexander united Sogdiana with Bactria into one satrapy. The Sogdian nobleman and warlord Spitamenes (370–328 BC), allied with Scythian tribes, led an uprising against Alexander's forces. This revolt was put down by Alexander and his generals Amyntas, Craterus, and Coenus, with the aid of native Bactrian and Sogdian troops.[30] With the Scythian and Sogdian rebels defeated, Spitamenes was allegedly betrayed by his own wife and beheaded.[31] Pursuant with his own marriage to Roxana, Alexander encouraged his men to marry Sogdian women in order to discourage further revolt.[25][32] This included Apama, daughter of the rebel Spitamenes, who wed Seleucus I Nicator and bore him a son and future heir to the Seleucid throne.[33] According to the Roman historian Appian, Seleucus I named three new Hellenistic cities in Asia after her (see Apamea).[33][34]
    The military power of the Sogdians never recovered. Subsequently, Sogdiana formed part of the Hellenistic Greco-Bactrian Kingdom, a breakaway state from the Seleucid Empire founded in 248 BC by Diodotus I, for roughly a century.[35][36] Euthydemus I, a former satrap of Sogdiana, seems to have held the Sogdian territory as a rival claimant to the Greco-Bactrian throne; his coins were later copied locally and bore Aramaic inscriptions.[37] The Greco-Bactrian king Eucratides I may have recovered sovereignty of Sogdia temporarily. Finally the area was occupied by nomads when the Scythians and Yuezhis overran it around 145 BC. From then until about 40 BC the Yuezhi tepidly minted coins imitating and still bearing the images of the Greco-Bactrian kings Eucratides I and Heliocles I, yet soon afterwards they began minting unique coins bearing the faces of their own rulers as a prelude to asserting themselves as a world power under the Kushan Empire.[38]
    The American historian Homer H. Dubs offered the suggestion that a lost legion from the Roman army of Crassus that fought at Carrhae encountered and even fought a Chinese army of the Han Dynasty in the region:

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    BUGÜNKİ TÜRKLERİN YURDUNDA BÜYÜK İSKENDER’İN KURDUĞU KENTLER
    MEHMET BİLDİRİCİ -IV
    Önceki yazımda Türk Yurdunda kurulan Greko-Baktria Krallığı ve onun en kuzeydeki kenti Uzaktaki İSKENDERİYE kentini, Bactria (Belh) ve toprak altından çıkarılmış Ay Hanım kentlerini incelemiştik. Bu defa diğerlerini gözden geçireceğiz. Bu dört yazı içinde sadece Türklerin yaşadığı bölgelerdeki Helen kentleri incelenmiş oluyor. Tümü genel olarak daha önceki yazılarımdadır.

    ALEXANDRIA MARGIANA (MERV YA DA MARİ-TÜRKMENİSTAN)
    Büyük İskender tarafından kurulan kent Karakurum Çölü yakınında Merv ya da MARI olarak bilinir. Kuruluş sırasından kalan duvar kale kalıntıları bulunmaktadır. İnanılmaz tesadüfler Sovyetler Birliği 1991 dağılacak Türkmenistan bağımsız bir Cumhuriyet olacak oradan insanlar çalışmak için İstanbul’a gelecek. Nitekim benim son bir yıldır yardımcım Ayna Gumanova Mari’ye yaklaşık 150 km uzaklıkta Bayram Ali’den onun dediğine göre çok eski Bayram Ali’de de antik duvarlar varmış. Bugün İstanbul’da pek çok kişi bu arada evli kadınlar çocuklarını Türkmenistan’da bırakıp aileye katkı için İstanbul’da çalışmaktadır.

    SEMERKANT ÖZBEKİSTAN
    M.Ö 329 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirildi. Maracanda olarak bilinir, İskender tarafından Orepius yönetici olarak atandı, Ele geçirilme sırasında kent büyük zarar gördü ama yeni gelen Helenlerin geliştirdiği yapı teknikleri sayesinde çok kısa sürede gelişti. Semerkant çok sonraları İslam Uygarlığının çok geliştiği bir kent oldu. O günden kalma kale kalıntıları bulunmaktadır.

    TERMEZ ÖZBEKİSTAN
    Amu Derya nehri kıyısındadır. Özbekistan’ın en eski kentlerindedir. Persler tarafından kurulmuş M.Ö 329 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir. O dönemlerden kale duvarları görülmektedir.
    Bu yazımızda Türk Yurdunda Büyük İskender’in kurduğu kentler ve daha sonraki kurulan devletler incelenmiştir.
    Helen uygarlığı bu bölgelerde devlet yönetimi şeklinde M.S 10 yılına kadar devam etmiş, etkileri ise 5. yüzyıla kadar devam ettiği kabul edilmektedir. Bölge kültür ve sanatına etkili olmuştur. Ancak Helenlerin Anadolu’da olduğu gibi büyük şair filozofları ortaya çıkamamıştır.
    Bu uygarlığın yeni gelişmekte olan Türk uygarlığında bir etkileşim kurulamadığı kanısına varmış bulunuyorum. Bugün bu bölgelerde Helenlerin bir topluluk olarak yaşamadığı görülmektedir.
    Bunun tek örneği Pakistan’da Kalaş vadisinde Büyük İskender gününden kalanların yaşadığı sayların bugün 4.000 civarında olduğu, kendi dillerini korudukları, bir kısmının eski dinlerini de koruduğu, çoğunun İslam dinini kabul ettiğini öğrenmiş bulunuyorum.
    Dört bölümden olan yazı dizim son bulmaktadır.
    Yazım ekine Türkmenistan’dan Mari ve Özbekistan’dan Semerkent ve Termez kentlerinden o dönemden kalma kalıntılara yer verilmiştir.
    (Muğla Devrim 02.06.2021)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    BUGÜNKİ TÜRKLERİN YURDUNDA BÜYÜK İSKENDER’İN KURDUĞU KENTLER
    MEHMET BİLDİRİCİ -III
    Önceki yazımda Türk Yurdunda kurulan Greko-Baktria Krallığı ve onun en kuzeydeki kenti Uzaktaki İSKENDERİYE kentini incelemiştik. Bu defa krallığın başkenti bugün Belh ya da Balkh antik Bactria kentinden söz edeceğiz.
    Bactria bugün Afganistan’da Belh olarak bilinen nüfusu 136.000 kişi olan kenttir. Bugün kentte Afgan dili konuşan Müslüman halk yaşamaktadır.
    Bölge M.Ö 330 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilmiş Bactria kenti kurulmuştur. Büyük İskender yaklaşık 2,5 yıl burada kalmış bölgenin en önemli kişilerinden OXYARTES’in kızı ROXANA eşi olmuştur. Yerel dilde ROXANA küçük yıldız anlamına geliyor. Onu yanında Babil’e götürmüş Büyük İskender M.Ö 323 yılında öldüğünde ona ALEXANDER adında bir Veliaht bile doğurmuştu. Kurduğu o güne kadar dünyanın en büyük imparatorluğu generalleri arasında paylaşılmış çok küçük yaştaki oğlu Alexander’ de ortadan kaldırılmıştır. Tarihte Bactria ya da Belh bu kadar önemlidir.
    Yedinci yüzyılda Arap istilasına kadar çeşitli inançlar hüküm sürmüştür. Bactria ZERDÜŞLÜK (Zaraostria) inancını en önemli kentidir. Daha sonra Budizm çok yayılmıştır. Bu bölgeye Babil’den sürülmüş Yahudi Cemaati de görülmektedir.
    Araplar tarafından İslamla tanıştırılmış ve İslam bilginlerinin yetiştiği bir kent olmuştur. Belh kenti Horasan bölgesinin başkentidir. Konya tarihi için çok önemlidir.
    Konya’da Yetişmiş şair, Mevlevi Tarikatının kurucusu MEVLANA CELALEDDİNİ RUMİ (1207-1273) Belh kentinde doğmuş ve Konya’ya yerleşmiş türbesi Konya’dadır.
    Ben Mehmet Bildirici, Konyalı olarak büyük büyük atam Yatağan Mürsel’in HORASAN ülkesinden 15. Yüzyılın başında oradan geldiği ve Konya Beyşehir arasında bir köye yerleşmiştir.. Benim için Horasan ülkesi çok çok önemlidir. Ama atalarımın Horasan’ın hangi kentinden olduğu konusunda belge ve bilgi bulunmamaktadır. Be geliş Mevlana’nın gelişinden yaklaşık 200 yıl sonradır.
    Selçuklu döneminde pek çok Konya büyüklerinin de Horasan’dan göçtüklerine inanılır öyle kabul edilir.

    Şimdi de Afganistan’ın kuzeyinde Tacikistan sınırına çok yakın tarihte Alaexsandria on The Oxus (Siri Derya üzerinde İskenderiye) olarak bilinen bugün Türkçe isimli Ai Khanum (Ay Hanım) kentinden söz edeceğim.
    M.Ö 280 civarında kurulmuştur. Greko Bactria Krallığı zamanda çok önemli ve yüksek Helen Kültürünün bulunduğu bir kenttir. Kentte Amu Derya ırmağından sulama yapılmış ve bu konuda önemli gelişmeler olmuştur. Kent M.Ö 145 yılında kral Eucrates (M.Ö 171-145) zamanda saldırıya uğramış ve bunun ardından karanlığa bürünmüştür.
    Kent 1960’lı yıllarda ortaya çıkarılmıştır. Afgan Kralı Gulam Han tarafından keşfedilmiş, 1964-1978 yılları arası Fransızlar tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır.
    Ortaya çıkan kent planı hayret vericidir. Sanki Ege’de bir antik kentte bulanan plan gibi Helen öğelerini taşımaktadır. Geçen yüzyıllar toprak altında kalmış Büyük İskender’in kurdurduğu Helen kenti ortaya çıkmıştır. Bu yönden en çok eser buradan ortaya çıkmıştır. Diğer kentlerde sadece kale kalıntıları altın ve diğer madeni paralar sonradan bulunmuş diğerleri zamana karşı koyamamışlardır.
    İpek üzerine yapılmış resimde Solda Mevlana Müzesi ve Dergâhı, yanındaki büyük Camii Osmanlı Sultanı II. Selim tarafından yaptırılan Selimiye camiidir. Diğer resim Ay Hanım (Ai Khanoum) kentinin planıdır. Kent Amu Derya ve Kocka nehirlerinin birleşme noktasındadır.
    (Muğla Devrim 01.06.2021 yayınlandı

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    ORTA ASYADA BÜYÜK İSKENDER’DEN SONRA KURULAN GREK-BAKTRİA KRALLAĞI (M.Ö 256-125) -II
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bir önceki yazımda Türklerin yaşadığı Orta Asya topraklarında Büyük İskender’in seferi açıklanmıştı. Bu yazımda daha sonra burada kurulan Greko-Baktria Krallığından söz edilecektir.
    Greko-Baktria Krallığının ne kadar önemli olduğunu anlamak için haritasına bir göz atalım, bu devlet M.Ö 250-130 arasında hüküm sürmüştür.
    Bu Krallığın kuzeydeki toprakları bugün Türk Cumhuriyetlerin olduğu Türkmenistan, Kırgızistan Özbekistan İran dili Farsça konuşan Tacikistan ve Türklerin de yaşadığı Afganistan’dır. Krallığın Başkenti Bactria (Belh, Balkh-Afganistan) veya Ai Khanum (Ay Hanım-Afganistan) dır.
    Krallığın kurucusu DIODOTOS Sotir (Kurtarıcı) (Krallığı M.Ö 285-235) önceleri Seleufkos İmparatorluğu Satrabı iken M.Ö 255 (Bazı kaynaklarda M.Ö 245) bağımsız Greko-Baktria krallığını kurmuştur. Diototos kendi adına pek çok altın para bastırmıştır. Kurduğu krallığın dili Grekçe’dir.
    Bu bölgelerde Büyük İskender’den sonra kurulan Grek Baktria krallığı ile Avrupa ve Anadolu’dan çok uzaklarda Helen Kültürü burada etkisini sürdürmüştür.
    Bu krallığın sınırı kuzeyde Aral gölü Siri Derya Irmağına kadardır. Bu krallığın kuzeyinde İSKİTLER ülkesi, batısında Part Krallığı (İran kökenli), Selefkos İmparatorluğu, orta kısımlarında Hindukuş dağları ve bunun eteklerinde Bacrtia (Belh) kenti bulunmaktadır. Doğu tarafı Uygur ve Çin ülkesidir. Bu yazımızda Hindukuş dağlarının kuzeyi incelenecektir. Burada kurulmuş en önemli ve kuzeydeki kent ALEXANDRIA ESCHATA olarak bilinen bugün ki Türk Cumhuriyetlerinin ortasındaki bir kenttir.
    Greko-Baktria Krallığı hanedandan bazı kişiler İndo-Grek devletini kurmuşlar M.Ö 180 yılından M.S 10 yılına kadar yönetimi devam ettirmişlerdir. Bu devletin dili Hint ve Grekçedir.
    Helen uygarlığı bir süre daha bu topraklara yerleşen Helenler tarafından yaşatıldı, çevre kültürüne ışık verdiler. Bu ışık birinci yüzyıla kadar tesiri devam etti.

    Şimdide bu krallık sınırları içinde en önemli kent ALAXANDRİA ESCHATA incelenecektir. İsim Grekçedir. Uzakta ki İskenderiye anlamınadır. (Ben Türkistan’daki İskenderiye olarak adlandırıyorum MB) Kent Fergana Vadisinde bugün ki Tacikistan Khujand ya da Hucend yakınındadır. Hucend nüfusu 180.000 olan Tacikistan’ın ikinci kentidir. Kent önceleri Persler zamanında Kral Cyrus tarafından kurulmuştur.
    Bu kente Persler zamanında Anadolu’dan Akdeniz kıyısındaki kentlerden sürgünler gönderilmiş, İskender orayı ele geçirince onlarla karşılaşıyor. Anadolu halkından buraya sürgün edilmiş, Anadolu insanlarına bu Türk ülkelerinde rastlanıyor. Çok ilgi çekici ve insanı hayrete düşüren bir durum
    M.Ö 200’lerde Çin ile savaş olmuş ilk defa batı (eski Yunan) ile Çin karşı karşıya geliyor. Tabii ki koskoca Çin’in küçük bir kısmı, Çinliler bunlara DAYUAN diyor. Bunun anlamı Büyük Iyonlılar demekmiş, çok anlamlı Büyük Iyonyalılar, yani büyük Egeliler… Anadolular.
    Bu güne gelen kale yapı yoktur. Ancak o dönemde kullanılmış ev eşyaları, bulunmuş bolca madeni para Tacikistan’da Hucend Müzesinde sergilenmektedir.
    Yazıya Greko Bactrian Haritası ile Tanrıça Kibele kabartması eklenmiştir..
    (Muğla Devrim 31.05.2021 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    İDYMA-GÖKOVA-AKYAKA
    Idyma (Ancient Greek: Ἴδυμα), or Idymus or Idymos (Ἴδυμος), was a coastal town of ancient Caria, strategically placed at the head of a gulf,[1] near the Idymos (Ἴδυμος) river.[2] It is located in the modern town of Gökova.
    In 546 BCE, the Persian armies under the command of Harpagos conquered the area, but the Carian customs and the religion remained unchanged. The Delian League took over between 484 and 405 BCE and Idyma is mentioned in the tax lists for 453/2 BCE, the earliest written documentation of the city. The same reports mention a local sovereign by the name of Paktyes, whose descendants may have founded a dynasty which governed Idyma and to whose members the rock tombs could be attributable. The phoros (tribute) imposed by Athens on Idyma was 114 drachmae, 5 obol.[3] Idyma produced its own coins, one side of which was marked with the name Idimion (ΙΔΥΜΙΟΝ), and the other side with the head of Pan, hinting at a shepherd's cult.[4]
    From 167 BCE to at least the 2nd century CE, Idyma, together with the entire region south of modern Muğla was part of the Rhodes's mainland possessions (Peræa Rhodiorum).
    Its site is located near Kozlukuyu, Asiatic Turkey.[1][5] It remains an archaeological site today. The city walls 200 metres (660 ft) in length and around fifty rock tombs are located along the steep climb (sea level to 400 metres (1,300 ft)) of Küçük Sakar. The acropolis was explored by the French archaeologist Louis Robert in 1937.[6]
    References[edit]
    1. ^ Jump up to:a b Richard Talbert, ed. (2000). Barrington Atlas of the Greek and Roman World. Princeton University Press. p. 61, and directory notes accompanying.
    2. ^ Stephanus of Byzantium, Ethnica, I326.21
    3. ^ Thompson, Wesley E. (1981). "The Carian Tribute". Anatolian Studies. British Institute at Ankara: 95.
    4. ^ Wayne G. Sales (2007). Ancient Coin Collecting II. Krause Publications. p. 91. ISBN 978-0-89689-516-4.
    5. ^ Lund University. Digital Atlas of the Roman Empire.
    6. ^ Alain Bresson (1991). Recueil des inscriptions de la Pérée Rhodienne (in French). University of Franche-Comté. pp. 181–182. ISBN 978-2-251-60445-9.
    Coordinates: 37°03′34″N 28°22′02″E

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    STEPHANUS BYZANTIUM (6 YÜZYIL) & IDYMA ve ULA
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Uzun yıllar İdyma ve tarihini inceledim. Bu konuda sergiler açtım, derlemelerimi Web sitemde yayınladım.
    Bilindiği gibi antik Idyma bir nehir üzerindedir. Tarihte ilk defa Stephanus Byzantium bunu ETHICA adlı eserinde Idimos nehri üzerinde Karia kenti olarak yazmıştır. Bu Idymos nehri bugün KADIN AZMAĞI’DIR. Bu Grekçe metin aynen aşağıdadır.
    Grammer kurallına göre şöyle de belirtilir.
    
    (Robert L. Etudes Anatoliennes s.472-1
    Ancak önceki araştırmalarda kim olduğu konusunda bilgilere ulaşamamıştım. Stephanus Konstantinopolis’te (İstanbul) 6 yüzyılda yaşamıştır. Grammatikos’tur, bu bir çeşit kâtipliktir. İmparator Jüstünien (527-565) döneminde yaşadığı kabul edilmektedir.
    Tek eseri Ethica’dır, Bu eserinde antik çağa ait Mitolojik, Coğrafi ve Dini bilgiler yer alır. Kitabın bazı bölümleri bu güne gelebilmiştir. Ethica bir çeşit Coğrafya Sözlüğüdür.
    Stephanos antik yazarların kitaplarını okumuş onlardan alıntılar yapmıştır. Kitabın modern zamanlarda 1502 yılında Venedik’te yayını yapılmıştır.
    IDYMA M.Ö 452-440 yılları arası Atina öncülüğü kurulan DELOS DENİZ BİRLİĞİNE (Delian League) katılmıştır.. Katılım payı 114 Drahmi
    Bugün İdyma Akyaka ve Gökova olarak Muğla Ula ilçesinin mahalleleridir.
    OULA (ULA) da bir Karia yerleşimi olarak Delos Birliği’ne katılmış 17 Drahme katılım payı ödemiştir. Hiçbir antik yazarın eserinde söz edilmez.
    Yeri bugünkü Ula olabileceği gibi Muğla Marmaris modern yolunun batısında bir yerde bugün sözde Thera antik kenti kabul edilen yerleşim olabilir. Benim görüşüm, bunu ileri araştırmalar ortaya çıkaracaktır.
    Ula merkez ilçede eski kalıntılar bulunmaktadır. Ula hakkında bu değerli bilgi aynen alınmıştır.
    Ula or Oula was a town of ancient Caria. Its name does not appear in ancient writers, but is inferred from ancient inscriptions.[1] Oula appears in the Athenian tribute lists and paid an annual tribute of 17 drachmae, 1 obol.[2]
    Its site is tentatively identified with Ula ilçe (district) of Muğla Province in Asiatic Turkey.[1][3]
    Gökova (Kozlukuyu) tekrar yerleşimi ile Mehmet Bildirici’in Devrim yazıları
    22.11.2019-- 09.12.2019-- 20.12.2019
    15.09.2020-- 18.09.2020 vardır
    Ula konusunda Delos Deniz Birliğine girdiğini fark eden Muğla Tarihi yazarı Zekai Eroğlu olup daha sonra benim saygılarımla
    (Muğla Devrim Gazetesi 25.05.2021 yayınlandı)

Toplam 298 yorum bulundu. 1-10 arası listeniyor.