Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. İLHAN YÜKSELOĞLU 3087 02-12-2017

    BAHRİ VEDAT
    Sevgili Arkadaşım Mehmet'cim,
    Bahri Vedat ile çok değerli çalışmalarını gönülden tebrik ederim. 55-60 yıl öncesine; özlem ve derin duygular ile bir anda, sanki ışık hızında heyecanla gidip huzurla geri geldiğimi söyleyebilirim. Çok teşekkür ederim
    Sevgili arkadaşım Mehmet'cim. Sevgilerimle.
    İlhan Yükseloğlu .Edirne

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 3085 02-12-2017

    BAHRİ VEDAT
    Bahri Vedat ile ilgili yazımı arkadaşlarıma gönderdim, olumlu ve övücü mesajlar geldi.
    Asuman Dülek Karaköy
    Hayati Erhan İstanbul
    Sümer Aygen USA bunlardan bazıları

  3. SİBEL GÜVEN 3084 02-12-2017

    İTÜ MEZUNLAR DERNEĞİ- MASLAK İSTANBUL
    Bahri Vedat ile ilgili yazınızı aldım, yayın kurulu ile paylaştım.
    Saygılarımla Sibel Güven
    İlk çıkan sayıya konacak

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 3083 02-12-2017

    2003 YILINDA SELMA SOYSAL’A YAZILMIŞ MEKTUP
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Selma Soysal (1924-2011) İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nde benim Matematik Hocamdır. Zonguldak doğumlu Selma Soysal Türkiye’nin ilk Kadın Matematik Profesörü olup tanınmış yazar ve hukukçu Mümtaz Soysal’ın ablasıdır.
    Çok ilgi çekici mektup kendisine tarafımdan bundan 14 yıl önce yazılmıştır. Siz okuyanlarla paylaşmak istedim

    Sayın Prof. Dr. Selma Soysal İstanbul 24.02.2003
    2. Kısım M1 Blok, Kapı 6, kat 7, D 13 Ataköy-İstanbul

    Değerli Hocam
    Işık aldığım okullarıma (Konya Lisesi + İTÜ İnşaat Fakültesi), hocalarıma ve arkadaşlarıma ilgi duyan biriyim. Bu bağlamda daha önce İTÜ Vakıf dergisinde yayınlanan Mitolojik olayların yer aldığı "Her şey en iyisi içindir" ve "Tarihte büyük kadın matematikçiler" isimli yazılarınızı zevkle okumuştum ve onlar halen arşivimdedir. Bundan bilgi ve bunun ötesinde çok keyif aldım. Daha sonra 10.05.2002 tarihinde İTÜ de yapılan 40.Yıl törenlerinde karşılaştık, bir fotoğraf karesi içinde yer aldık. Bu fotoğrafı bu mektupla sunuyorum. Bu karşılaşmayı da bir şans olarak niteliyorum.
    Beni lisede hocalarım hep tanırdı, hem öğrenci sayısı azdı, hem de matematik derslerinde önde gelen başarılı bir öğrenci idim. Ama üniversite yıllarında hocalarım beni tanımaz. Çünkü o yıllarda öğrenci çok fazla idi. Ayrıca tanıması için dikkat çekecek kadar herkesten üstün olmak, ya da problemli bir öğrenci olmak gerekirdi. Ben ortalarda her iki gruptan da değildim.
    Ben 1991 yılından bu yana araştırmacılığa yöneldim. Tarihi (savaşlardan ziyade bilim ve sanatın içinde bulunduğu uygarlık tarihini) çok seviyordum, bu konuda çok okuyordum, bunu matematik ve inşaat mühendislik formasyonum ile birleştireyim dedim. Karşıma tarihi su yapıları çıktı. Konu ile ilgili halen yayın ve araştırmalarımı sürdürüyorum.
    Bu çalışmalarımda büyük Grek filozofu Eflatun'un "Geometri bilmeyen benim Akademime gelmesin" sözü kulağıma küpe olmuştur. Gerçekten matematik formasyonundan gelmemim çalışmalarıma değişik bir yön verdiğine inanıyorum ve bu sayede ilginç analizlere ulaştığımı sanıyorum.
    Bu düşünce disiplini aldığım insanlar ise matematik ve felsefe hocalarımdır. Konya Lisesi'nde felsefe hocam, yayınları olan Selman Erdem ve matematik hocam İzmir'de yaşayan Şükran Gözen (her ikisi ile görüşür, telefonlaşırım) başta olmak üzere üniversite öğrenimimde siz Prof. Dr. Selma Soysal, ilk yıl Makine Fakültesi'nde Bahri Vedat Alpman'dır. Eğer bu formasyonu alabilmiş isek bunları başta siz olmak üzere sizler verdiniz. Sizde Türkiye'de bir ilksiniz. İlk kadın Matematik Profesörü Selma Soysal’sınız.
    İTÜ Vakıf dergisinde çıkan yazım üzerine, bana telefon ederek uzun uzun konuştunuz. Bu telefonunuzun beni nasıl mutlu ettiğini anlatamam. Ancak sevgili hocam bu telefonunuzda bahsettiğinin kardeşiniz Prof. Mümtaz Soysal'ın sizin için yazdığı 28.12.2002 tarihinde Cumhuriyet gazetesindeki yazıyı temin edemedim.

    Bu arada hafızamdan hiç silinmeyen ve bize çok şey verdiğine inandığım değerli hocam Bahri Vedat Alpman hakkında hiç bilgi sahibi değilim. Bu konuda bana yardımcı olabilirseniz sevinirim. Kızını tanıdığınızı belirtmiştiniz.

    Bu düşünce ve duygularımın kalıcı olmasını istediğim için yazıya döktüm. Bu vesile ile ellerinizden öper, saygılar sunarım.
    Mehmet BİLDİRİCİ
    İnş.Y.Müh (İTÜ 1962) -Araştırmacı-Yazar

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 02-12-2017

    Değerli Hocam Prof Dr. Ülker Öneş
    Düzeltilmiş mailinizi aldım. Çok çok teşekkürler, İkincisi scan edip 2-3 resim gönderirseniz çok sevineceğim. Ya da renkli fotokopileri olabilir
    Değerli Hocam babanız, Makine Fakültesi’nde Yüksek Matematiği kuran biz mühendislere öğreten hocamızı tanıttığınız için teşekkürler
    Bundan sonrası için tasarılarım. 2010 yılı itibariyle hazırladığım İTÜ Hocalarım dosyasına aynen koyacağım ayrıca benim WEB sitemden de ulaşılabilecek.
    www.mehmetbildirici.com Türkçe 13
    İTÜ Hocalarım
    2.. İTÜ 62 İnşaat Fakültesi sitemiz var oraya aynen koyacağım.
    3. İTÜ Mezunlarının MÜHENDİSNAME isimli bir dergisi oraya aldırmayı düşünü-yorum. Ancak bazı yerlerini kısaltabilirler
    4. Ben aynı zamanda Muğla Devrim Gazetesi Köşe yazarıyım., oraya biraz kısaltıp koymayı düşünüyorum.
    Saygılarımla


    Sayın Hocam
    Mailinizi ve 6 fotoğrafı aldım. Çok teşekkürler
    Önce kendi kendimden başlayım. Ben nihayet 1957-1958 yıllarında binlerce öğrencisinden biriydim. Ama etkilenmiştim. Ama onu tam anlayabildiğimi bilemiyorum. Şimdi onun büyüklüğünü içime sindirmeye anlamaya çalışıyorum.
    1.. Öksüz bir çocuk direniyor, ben okuyacağım benim soyum hep okumuş diye…..
    2. Politikaya sapmadan, paranın esiri olmadan ilim uğruna dümdüz ve uzun bir yürüyüş, o İTÜ de profesör değil (niye değil? Neyi eksik?) özel okulu seçmemiş hep devlet okullarında çalışmış. Ord. Profesörlerden bazıları para için özel okul müdürleri olmuş.!!!!!!!
    3.. Rumca, İtalyanca tamam ama iyi İngilizce Fransızca biliyor. Kim öğretti, kolejlerde mi? öğrendi. KENDİ KENDİNE. Rusya’da bu işler nasıl oluyor onu takip için Rusça terimleri anlamak için Rusça ders alıyor.
    4. Emekliliği kendine ayırıyor, müziğe, edebiyata, ailesine çok iyi bir baba…
    3. Muğla Devrim Gazetesine ikiye bölerek gönderdim, gelen yazıları sıraya koyuyorlar, birkaç gün içinde çıkacak…
    4. Bu gün bazı yakın arkadaşlarıma da yolluyorum.
    Teşekkür ve saygılarımla..
    Mehmet Bildirici

  6. PROF. DR. ÜLKER ÖNEŞ 01-12-2017

    Sayın Mehmet Bildirici
    Size ailem adına koca bir teşekkür borçluyuz. Bu vesile ile eski belgeleri taramak fırsatını buldum. Bazı bilgileri ekledim. Siz nasıl isterseniz öyle yazarsınız. Ama babamın bütün sülalesi profesör ve bu gelenek benim çocuklarımla devam ediyor. Size yazıyı yolluyorum. Resimleri de bulabildiğim kadarıyla 1-2 gün içinde size yollayacağım.
    Tekrar teşekkürlerimle … İyi ki sizin gibi insanlar hala Türkiye’mizde var

    Prof.Dr.Saime Ülker Öneş
    İstanbul Şişli

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 01-12-2017

    TÜRKİYE’NİN VE İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NİN ÇOK ÖNEMLİ MATEMATİKÇİLERİNDEN BAHRİ VEDAT ALPMAN (1903-1983) II
    MEHMET BİLDİRİCİ

    Kastamonu Lisesi’nden sonra Fen fakültesi Matematik ve Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na girmiş ve buradan 1928 yılında mezun olmuş, Balıkesir matematik öğretmenliğine atanmıştır.
    Balıkesir Lisesi’nde 1 ve daha sonra da 6 yıl Samsun Lisesi’nde çalıştıktan sonra 1935 yılında zamanın Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan tarafından Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünde Matematik kürsüsünü kurması istenmiş ve matematik derslerini vermeye başlamıştır. Ankara’da ayni zamanda Polis kolejinde de matematik hocalığı yapmıştır. Bahri Vedat Alpman Samsun’da iken güzel bir Çerkez kızı Şükriye Hanım ile evlenmiş (1932) ve Ankara’ya geldikten sonra da bir kızı olmuştur. Saime Ülker (1939),….
    Ankara Gazi Enstitüsü’nden sonra 1946 yılında o zaman ki adıyla Yıldız Teknik Okuluna Müdür Yardımcısı ve Yüksek Matematik hocası olarak atanmış ve aynı zamanda da İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Yüksek Matematik Kürsüsüne atanmış, 1969 yılına kadar görev yapmış, sayısız Matematik kitaplarını yazmış veya yabancı dillerden çevirmiştir. İTÜ Makine Fakültesi’nde Yüksek Matematiğin kurucusu sayılabilir. Bahri Vedat, Prof. R. WEYRİCH nezaretinde çalışırken çok iyi bildiği (çalışarak öğrendiği) İngilizce ve Fransızcasına ilave olarak Almanca öğrenmiş daha sonra da Rusça bir matematik kitabını anlayabilmek uğruna Rusça ders almıştır.
    İTÜ’den emekli olduktan sonra 1969 yılında Ege Üniversitesi Matematik Kürsüsünde ders vermek üzere emekliliği kaldırılarak ve sınavlardan geçerek Profesörlüğe atanmış, Bornova’da lojmanda oturarak 1973 yılında emekli olmuştur.
    Bahri Vedat Alpman’ın başından onurlu ve acı olaylar da geçmiştir. Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmen iken Gazi Mustafa Kemal Atatürk onun dersine girmiş, dinlemiş ve kendini tebrik etmiştir. Daha sonra ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün oğulları Ömer ve Erdal’a matematik dersi vermiştir. Köşkten gelen araba ile Çankaya’ya götürülmüştür.
    İki acı olayı da vardır. Samsun Lisesi’nde iken bir öğrenci velisi tarafından lojmanının penceresine bomba konulmuştur. Bu olay üzerine Samsun’dan ayrılmıştır.
    İkincisi Makine Fakültesinde 29 Mart 1950 tarihinde Prof. Feyyaz Gürsan bir öğrencisi tarafından sınıfta bırakıldığı için öldürülmüştür. Bu sırada Selma Soysal ve Bahri Vedat Alpman da oradadır. Bahri Vedat de öldürülmek istenir. Selma Soysal ile onun odasına kaçarlar ve kapıyı arkadan kilitlerler.
    Mesleği uğruna ölüm tehlikeleri bile atlatan Bahri Vedat çok yönlü bir kişidir.
    Edebiyata meraklı idi, Yahya Kemal Beyatlı ile dosttu, Türk Müziğine ve makamlarına meraklı, 15 günde bir olan Şan sineması Türk Müziği konserlerini kaçırmazdı. Çok kitap okur, görev dışındaki saatlerini evinde geçirirdi. Şair olan babası gibi onun da aruz vezni ile yazılmış birçok şiiri vardır. Yahya Kemal Beyatlı’nın bir şiirine yazdığı aruz vezinli tahmis ünlü şairimiz tarafından takdir edilmiştir.

    Yüksek Matematik konusunda yazılmış pek çok kitabı vardır.
    1.Geometri Problemleri (3 cilt) Milli Eğitim Bakanlığı
    2.Analitik Geometri Problemleri (4 cilt) Arı Kitabevi
    3.Yüksek Matematik Problemleri (3 cilt) (Fransızcadan tercüme)
    Bunlar en önemlileridir. Ayrıca Liseler için çeşitli matematik kitapları vardır.
    Kızının da babası ve dedesi gibi tıp dışında Türkçe ve Fransızca şiirleri vardır.
    Prof. Dr. Saime Ülker Öneş’in 2 çocuğu vardır. Kızı Deniz S.Öneş Amerika Birleşik Devletleri Minnesota Üniversitesinde “Endüstriyel Psikoloji” Bölümü’nde Profesördür ,oğlu ise Süha Remzi Öneş büyük dedesinin ismini taşımakta ve Yüksek İnşaat mühendisi olarak İstanbul’da çalışmaktadır.
    Değerli bir matematikçi olan Bahri Vedat’ın bu ilginç hayatını okuyunca Anadolu ve Rumeli coğrafyasında geniş bir gezi yapmış olacaksınız.
    Bilim adamları sayılmalı saygı duyulmalıdır. Yoğun işleri yanında zaman ayırarak bu bilgileri sunan ve bir döneme açıklık getiren
    SAYIN PROF. DR. SAİME ÜLKER ÖNEŞ’E SONSUZ TEŞEKKÜR EDİYORUM…


    Bahri Vedat Alpman

    (Muğla Devrim 16.11.2017 tarihinde yayınlandı)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 01-12-2017

    TÜRKİYE’NİN VE İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NİN ÇOK ÖNEMLİ MATEMATİKÇİLERİNDEN BAHRİ VEDAT ALPMAN (1903-1983)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bahri Vedat Alpman 1946-1969 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nde (İTÜ) Yüksek Matematik dersleri verdi, bu konuda yazdığı ve çeviri yaptığı pek çok kitabıyla matematiğin anlaşılmasını ve öğrenilmesinde öncülük yaptı. Pek çok mühendis yetiştirdi.
    Derslerinde her dakikayı değerlendiren bir kişi idi. Zaman kaybetmemek için bir yandan sağ eli denklemleri yazarken, sol eliyle de tahtanın boşalan yerlerini silerdi.
    Ben İTÜ de ilk yıl (1957) Makine Fakültesi’nde okudum, ikinci yıl tekrar sınava girerek İnşaat Fakültesi’ne yatay geçiş yaptım. Bahri Vedat’ın bir yıl öğrencisi oldum. Derslerinden davranışlarından çok etkilendim.
    Mezuniyetten yıllar sonra İTÜ de hocalarım isimli bir dosya hazırlayıp WEB siteme yerleştirdim. Ama itiraf edeyim bu siteye koymak için Bahri Vedat hakkında çok az bilgiye ulaşmıştım. Daha sonra İTÜ Matematik Profesörü olan meslektaşı Selma Soysal ile 2002 yıllarında tanıştım, matematik konusunda üniversitenin geçmişi hakkında uzun süre sohbetlerimiz oldu, bilgiler aldım Selma Hanım’dan Bahri Vedat Alpman’ın bir kızı olduğunu öğrenmiştim. Ama kendisine ulaşamamıştım.

    O fırsat 2017 yılında karşıma çıktı. Hocamın kızı Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları ve Çocuk Allerji ve İmmünoloji uzmanı İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve
    Hastalıkları Ana bilim dalı başkanı olan emekli hocası Prof. Dr. SAİME ÜLKER ÖNEŞ beni aradı.
    Babam Bahri Vedat Alpman’ı bugünkü nesil tanısın istiyorum, Web sitenizde İTÜ Hocaları ile ilgili sizin çalışmalarınızla karşılaştım.
    Görüşmek mümkün mü? Diye sordu ve böylece tanıştık.
    Kendisini Şişli de bulunan muayenehanesinde ziyaret ettim.

    Bahri Vedat Hocanın hayatı bir roman gibi, kızı ile tanışınca işler biraz kolaylaştı. Onun anlatısına göre; büyük dedesi Çorum’un Kepçeli ailesinden Yunanistan Vodina’ya (Edessa) yerleşen Vodina Müftü ve Müderrisi Hüseyin Nushi Efendi’dir. (Çorum 1790- Vodina1891)
    Hüseyin Nushi Efendi’nin küçük oğlu Abdül Baki Efendi (Vodina 1790-1858) Müderris onun da oğlu Hüseyin Zühtü efendi (Müderris ve hattat) (Vodina 1815-1873). Bahri Vedat hocanın babası ise Hüseyin Zühtü efendinin oğlu son Osmanlı şair ve yazarlarından Hasan Remzi ‘dir. Hasan Remzi Bey Vodina 1873 doğumlu ve 1922 tarihinde Konya Karaman’da vefat etmiştir. Bahri Vedat hocanın annesi ise Yanya da doğup Rodos’ta 1319 tarihinde vefat eden Saime Esma Hanımdır.
    Babası Hasan Remzi Bey Rodos adasına II. Abdülhamid‘i hicveden yazıları nedeniyle sürgüne giderken vapur İzmir’e yanaştığında dışarı çıktığı için tutuklanır. Eşi Saime Esma Hanım 9 aylık hamile, bu olayın üzüntüsü ile vapur Rodos yolunda Sisam Adası’na (SAMOS) varıldığında doğum yapar. Yanında anneanne Naime Hanım vardır.
    Deniz üzerinde doğduğundan Bahri ve güzel huylu, yüzlü anlamında Vedat adı verilen çocuk dünyaya gelir. Anne Loğusa hummasından hayatını kaybeder ve Rodos Müslüman mezarlığına gömülür.
    İLERİDE BÜYÜK BİR MATEMATİKÇİ OLACAK BAHRİ VEDAT’IN TARİHİN BÜYÜK VE İLK MATEMATİKÇİSİ PİSAGOR (PYTAGORAS) (M.Ö. 570-469) İLE SAMOS ADASINDA DOĞUMU ÇOK İLGİNÇTİR.
    Bahri bebek anneannesi ile Rodos’a yerleşirler. Bahri Vedat babası ile hayatında hiç karşılaşmaz ve baba da onları hiç aramaz. Bahri Vedat’ı anneanne büyütür. Ölünce o da Rodos Müslüman mezarlığına gömülür. Yıllar sonra torunu Ülker Rodos’ta bu mezarları ziyaret eder. Bahri Vedat’a Türkçe bilmeyen Rum bir sütannesi bulunur. Rodos’ta büyüdüğünden Rumca ve İtalyanca öğrenir. Zira Rodos 1912 de İtalyan yönetimine girdiğinde Bahri Vedat sadece 9 yaşındadır. Anneannesini de kaybeden Bahri Vedat ortada kalır İstanbul Sarıyer’de uzak bir akrabası olan Eczacı aile sahiplenir ve yanında çalıştırmak ister ama Bahri Vedat okumak istemektedir. Parasız yatılı olarak Kastamonu Lisesi’ne kaydolur. Ek olarak gazetelere yazı yazarak ve memleket aşkını ifade eden şiirler yazarak biraz para kazanır.1921 yılında İzmir’in işgali ile duyduğu üzüntüyü “Güzel İzmir’e” isimli bir şiiri ile dile getirmiştir.


    Güzel İzmir’e
    Yollarına gönül bağladığımız
    Ey esir sevgili, ey güzel İzmir!
    Yetişir bu kadar ağladığımız,
    Gel şu alevlenen matemi dindir!
    Ses verdin ahıma tam iki yıldır
    Girdik günahına tam iki yıldır
    Sorduk: Allah’ına tam iki yıldır,
    Suçumuz nedir ki içirdin zehir.
    Seni sayıkladık, andık her gece,
    Tanrı’ya yalvardık açık, gizlice
    Nice kanlı yaşlar akıttık nice
    Ah, yeter, o siyah perdeyi indir.
    Bir gün ayrılınca vurulduk sana,
    Sanki can verirken geldin imana
    Şimdi, ayrılarak gittiğin yana
    Dalar gözlerimiz, yaşarır, erir.
    Derdinle kalbimiz bir düğüm gibi
    Çözdükçe bağlanır, hep ölüm gibi
    Senin uğradığın şu zulüm gibi.
    İdbara uğrayan var mı bir esir.
    Vurgun yetimin kısıldı sesi,
    Ak saçlı ananın durdu nefesi,
    Kırıldı gencin aşkı, hevesi
    Hülyamıza gir de bizi sevindir.
    Yosma kızlarının gül yüzü solmuş
    Yiğit efelerin hep unutulmuş
    Arslan yatağına tilkiler dolmuş,
    Âh ü figanlar yürek eritir.
    Yoluna can veren İnönlerinde
    Malta’da inleyen yâd ellerinde
    Gün, gece yalvaran Tanrı yerinde
    Hepsi âşıkların öz milletindir!
    Genç kızların saçın dağıtıp yoldu,
    Sana yaş dökmeyen gözler kör oldu
    Göklerin kulağı figanla doldu,
    Melekler ağladı, alarak tekbîr.
    Yaktı can evini hıçkırığımız
    Sensiz kaynayamaz hiç, kırığımız
    Yansın başucunda ay ışığımız,
    Sen de bir yıldız ol, ruhumuza gir.
    Açtık bağrımızda sana bir mezar,
    Gel gömül oraya, yaramızı sar,
    Bizi bu ayrılık öldürdü, kurtar,
    Gel kavuşalım… ah, artık yeter. Bahri Vedat / Mart 1921

    (devamı var)

    (Muğla Devrim 15.11.2017 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 01-12-2017

    İYONYA BİRLİĞİNİN DİNİ MERKEZİ KUŞADASI’NDA PANIONIUM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İyonya Birliği 12 kentten oluşmakta ve kentler iç yönetimlerinde tamamen bağımsız. Belirli dini törenlerde bir araya gelirlerdi. Bunların en önemlisi bugün Kuşadası Davutlar’da bulunan Samson (MYKALE) dağının denize bakan yüzünde olan PANIONIUM idi.
    Bu tapınak 12 kentten PRIENE kentinin arazisindeydi. Prien’e uzaklık yaklaşık 15 km idi. Çok dikkat çekicidir ki bu tapınak SAMOS adasına daha yakındır. Hera tapınağının da burada olması Samos’un birliğin dini merkezinde idi.
    11 Ekim günü Samos adasından 17.00 vapurla ayrıldık Kuşadası’ndan minibüsle doğru Aydın’a doğru hareket ettim, Muğla’ya son minibüs saati olan 24.00 de yetişemeyeceğim diye bir akşam da DSİ Aydın Bölge Müdürlüğü misafir hanesinde kaldım. Çok yorulmuştum. İyi uyuyarak dinlendim.
    Sabah aydında bir tur attım, özellikle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Özlem Çerçioğlu’nun çalışmaları dikkat çekiciydi. Özellikle otogar binaları çok görkemliydi. Özlem Çerçioğlu benim de görev yaptığım Konya Selçuk Üniversitesi mezunuydu. Doğrusu gurur duydum.
    Aydın’da arkeoloji merakı beni Arkeoloji Müzesine götürdü. 5 yıl önce Denizli yolunda yeni yerine taşınmış. Bina ve bahçesi çok geniş ve gelişmelere elverişli idi, ama bina çok dolu değildi. !!!! Daha çalışma istiyordu, örnek olarak çok önemli yazıtlar okutturulup Türkçeleri ile yanlarına konmalıydı. Ama gene de müze hakkında küçük bir kitapçık bulabildim.
    Müzeyi gezdim, en dikkatimi çeken PANIONIUM bölümü idi. Burada şöyle deniliyordu:
    Kuşadası Davutlar Belediyesi, içerisinde yer alan Panionium antik tapınağından kazı sonrası çıkan objeler sergileniyordu ve hepsinden önemlisi bu tapınağın 1/3 oranında küçültülmüş bir örneğinin müze içinde kurulmasıydı.
    İyonya birliğinin en önemli tapınağı Panionium bir resmi burada verilmiştir.
    Bu şekilde Kuşadası’nda başlayan, Samos adasında ve Aydın devam eden gezim sona eriyordu.
    (Muğla Devrim 10.11.2017 yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 01-12-2017

    SAMOS ADASI GEZİSİ II
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bu yazımda da 11.10.2017 tarihinde Samos adasına yaptığım geziden bahsedeceğim. Çok küçük bir ada olmasına rağmen çok tarihi bir ada.
    Bilindiği gibi ilk çağın 7 harikasından ikisi Anadolu karasında. Birisi Efes kentinde ARTEMİS TAPINAĞI ve ikincisi Halikarnassos’ta (Bodrum) Anıtsal Mezar MOZELIUM olmaktadır. Artemis tapınağının M.Ö 6 yüzyılda yapıldığı kabul edildiğine göre Samos Adasındaki HERA tapınağı yaklaşık 200 yıl daha öncedir. Bu da adanın tarihini önemini göstermektedir. Helen dünyasındaki en eski tapınaklardan biridir. Tabii ki Artemis tapınağı ayrıca bir mimari şaheserdir.
    Dünyanın yedi harikasını seçenler görsel güzellikler üzerinde durmuşlardır. Samos bulunan Eupalinus Tüneli bir Mühendislik harikasıdır. Güzel bir görünüş verme-mektedir. Bir Su tarihi araştırması olarak M.Ö 550-530 yılları arasında böyle toprak altında su yapısının yapılabilmesi inanılmazdır.
    Sadece Doğu Anadolu buna benzer eserleri URARTULAR Van ve çevresinde M.Ö M.Ö 9-6 yüzyıllar arasında gerçekleştirmişlerdir. Kral Menua’nın (M.Ö 810-786) açtırdığı ve bugünde çalışır durumda olan yaklaşık 53 km uzunluğunda Şamiram kanalı bunun kadar önemli ve daha öncedir.
    Eupalinus tünelinin 1100 yıl çalıştırılabildiği broşürde açıklanmaktadır. Bu da pınardan gelen suyun kireçli olduğu ve tünel kesitini daralttığı anlaşılmaktadır. Sonunda yaklaşık M.S 6 yüzyılda kireç tortusu kesiti tamamen kapatmıştır. Tünele ilk çağda sürekli bakım yapılmıştır. Bu kireç tortusu temizlenmekte ve zaman zaman sirke de kullanılmıştır.
    Yazımda adada bir modern liman (Vati) ve birde antik liman Pitagorio limanı olduğunu belirtmiştim. Gelişim Vati limanına, bir gün sonraki dönüşüm Pitagoria limanından olmuştur. Bu limanın hizmet binaları basit barakalardan ibarettir. Bu liman Kuşadası Davutlar’a yüzme mesafesindedir.
    Su tünelinin yapıldığı M.Ö 550-530 yıllarında yönetici ZALİM bir TİRAN olan Polikrates olduğu bilinmekte ancak zalimliği yanında çok büyük işleri başardığı anlaşılmaktadır.
    Bu liman ve antik kentte Polikrates’i canlandıran bir nokta yoktur. Zaten antik kent liman sonradan ortaya çıkarılmıştır.
    Limanın ismi Matematiğin, Müziğin babası Pisagor isminden gelmektedir. Pitagorio Yani onun borusu ötmekte ve liman çıkışında ünlü dik üçgeni ile modern bir heykeli yer almaktadır. Hâlbuki bu adada doğan Pisagor, Polikrates döneminde politik görüşlerinin farklılığından doğan anlaşmazlıkların dolayı ondan kaçmış mağaralara saklanmış ve sonunda kaçak olarak adayı terk etmişti.
    Pitagorion limanını hemen karşısı Anadolu Kuşadası Davutlar yüzme mesafesinde orada Samson dağı (Mykale) üzerinde İyonya birliğinin dini merkezi PANIONIUM yer alıyor. Bu yönden de önemi artmaktadır. Bu konuyu da önümüzdeki yazımda inceleyeceğim.
    Adada doğan ikinci bir ünlü kişi de Filozof Epıcuros’dir (M.Ö. 320-270). Bu filozofun kurduğu Atina’daki okul uzun zaman devam etmiştir. Samos adasında doğan bu iki filozofun fikirleri konusunda pek çok noktada benzerlik bulunmaktadır.
    Ayrıca Epikürcü Filozof Oionanda’lı Diyojen’in (M.S 2. yüzyıl) Muğla Seydikemer ilçesi dâhilinde OIONANDA (İncealiler) de keşfedilmeyi bekleyen Diyojen’in epikürcü görüşlerinin ortaya çıktığı yazıtlar yer almaktadır.
    Muğla Devrim gazetesine 2017 Haziran ayında 8 dizilik bir yazım çıkmıştı.
    Ayrıca Pisagor ile ilgili yazım 30.09.2017, Epalinos tüneli ile ilgili yazımda 07.07.2017 de yayınlanmıştı.
    Yazıya Pisagor heykeli ile tünel çıkış ağzından birer resim eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 07.11.2017 yayınlandı)

Toplam 210 yorum bulundu. 11-20 arası listeniyor.