Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 01-12-2017

    SAMOS ADASI GEZİSİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Akyaka’da geçirdiğim yaz boyu, tek yurt dışı gezisini SİSAM (SAMOS) adasına gerçekleştirmiş bulunuyorum.
    8-9 Ekim günü Kuşadası Yeniköy de bir arkadaşımda kalmış, 10 Ekim Salı günü Meander Turizm aracılığı ile Samos adasına geçmiş bulunuyorum. Ben adada bir gece otelde kaldım. Bu rezervasyonu Kuşadası’nda yaptırdım. Aynı gün dönülebilir ancak Samos’a gideceklerin bir gece kalmasını öneririm, zira adayı görmek için birkaç saat yetmez.
    Adanın iki limanı var biri kuzeyde Vati (şimdi merkezi), kaldığım otel de çok lüks ve deniz kenarında, otelin önü bulvardı, bunun hemen ilerisinden denize girmek mümkündü, deniz temizdi.
    Vati modern bir kent yakın zamanda kurulmuş, bir akşam kaldım, arka ara sokaklarda gezindim, ahtapot yedim, bira içtim. Burada da turizm sezonu kapanmış, ada tenhaydı.
    Sabah (11 Ekim 2017) bir taksi ile adada bulunan antik kente gittim. Önce bu antik kente yaklaşık 6 km uzaklıkta bulunan Heraion tapınak kalıntılarını gördüm.
    Burası Tanrıça HERA adına yapılmış bir tapınak,
    Bilindiği gibi Mitolojide Hera tanrı ve tanrıçaların Kraliçesi ve baş tanrı ZEUS’un karısı ve kardeşi…
    Hera kraliçedir ama işi zordur. Zira eşi Zeus çok çapkın bir tanrıdır, gözü hep güzel kadınlarda ve tanrıçalarda ve zaman zaman Hera’yı aldatmaktadır.
    HERA TEK KADINLI EVLİLİĞİ SAVUNUR… SAVUNUR…
    HERA adına Helen dünyasında çok az sayıda tapınak vardır. Bunlardan biri Samos adasındadır. Bu da adanın ne kadar önemli ve tarihi olduğunun gösterir. Bir diğeri Olympia kentindeki çok büyük ve görkemli tapınaktır.
    Mitolojide Hera’nın Samos adasında doğduğuna inanılır. Zeus Hera ile 300 yıl bu ada da balayı yaşamıştır. !!!!!
    Hera tapınağı antik kentten uzakta geniş bir arazidedir. Bir kutsal yol ile antik kente bağlanmıştır. Tıpkı Lagina da bulunan HECATE tapınağının STRATONİCEA (Muğla Yatağan) antik kentine bağlayan yol gibi
    Hera tapınağının ada da ki yapılış tarihi tespit edilememektedir. Yaklaşık M.Ö Sekizinci yüzyıla tarihlenmektedir.

    Hera tapınağından sonra duvarlar içinde ki antik kent ve limana geldim. Antik kent tamamen toprak altında kalmış, kazılarak ortaya çıkarılıyor. Antik kent içindeki Müzeyi gezdim. Antik kent içinde bir tiyatro kalıntısı ve en önemlisi daha önce bir yazımda belirttiğim (Devrim 07.09.2017) Eupalinus tünelinin çıkışı yer almaktadır.

    Tünelin kente çıkış noktasına gittim. Ancak tünel girişi kapalı idi. Tünelin içine girilemedim. Çok güzel bir broşürünü edindim. Önceki yazımda tünelin kesiti verilmişti. Aşağıda ise tünelin planı görülmektedir. Gerçekte planda da bir doğru şeklinde değildir. İki uçtan kazıldığına göre ortada buluşmak bugün aletleri ile gerçekten zordur.
    Bu yönden de bu tünel önünde şapka çıkarılacak bir eserdir. Kapalı idi, içine giremedim ama şapkamı çıkardım…..
    Yazıma antik kentin bir planı ve Hera tapınağından bir fotoğraf eklenmiştir.
    Devam edecek
    (Muğla Devrim 06.11.2017 yayınlandı)

  2. ŞUAYIP CENGİZ 30-11-2017

    ŞUAYİP CENGİZ 3080
    Nasip11@hotmail.com
    Merhaba, Mehmet bey internette gezinirken Konya gazi lisesi ile ilgili dosyanızı indirdim. Gazi lisesinin tarihini aktarmışsınız. Okudum .güzel bir çalışma olmuş. Elinize sağlık. Bende 1985-86 yılında Konya gazi lisesinden mezun oldum. Keşke Bu çalışmalarınıza Konya gazi lisesini en son ziyaret ettiğinizde o zamana kadar görev yapan öğretmenlerimizin en azından resimleri altlarında isimleri olsaydı. Hoş olurdu. Neyse sağlık olsun. BU ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI TEŞEKÜR EDERİM.SAĞLIK BİR YAŞAM SÜRMENİZİ DİLERİM.

    Sevgili Şuayip
    Konya Lisesi ile ilgili mailini aldım. Çok mutlu oldum. Ben benden önceki ve kendi dönemimi incelemeye çalıştım. Konya Lisesi büyük bir okul oluyor. Sizlere düşen bunların devamını getirmeniz. Başarılar diliyor. Gözlerinizden öpüyorum.
    Mehmet Bildirici 14.10.2017

  3. METE MUTLUOĞLU 30-11-2017

    Sevgili Arkadaşlarım,
    Mezuniyetimizin yarım asır üzerine çıkışı da 5 sene geçti. Şu anda nerede ise sınıfımızdan %25 fire verdiğimiz gözüküyor.
    Ebediyete göçen arkadaşlarımız nurlar içinde yatsın. Okul hayatı ve sonrasındaki hatıralarını hepimiz özlem ile anıyoruz.
    Gördüğüm ve hissettiğim kadarı ile artık birbirimizi daha da yakından arıyor, ilgileniyor ve geçmişteki anılarımızı da tazeliyoruz.
    Bu arada Sevgili Mehmet Bildirici arkadaşımıza da, bu kayıplarımız konusundaki çalışmalarına teşekkür ederiz.
    Diğer taraftan bir gurup Ankaralı, İstanbullu ve İzmirli gibi arkadaşlarımız zaten yoğunluklu haberleşiyor ve irtibat halinde oluyorlar.
    Sosyal Haberleşme, grup e-mail, WhatsApp, Facebook vs gibi bizim için yeni teknik imkânlar bizi günübirlik irtibat haline soktu ve yeni özel guruplar kuruldu, bundan herkes yoğunlukla keyif almaya başladı. Ancak bu gurup sayısı da en fazla 30 kişiyi geçmiyor. Çoğu da aktif değil. Hastalık ve ebediyete göçüşlerde taziye mesajlarıyla dolu oluyor.
    Hayatta olduğunu bildiğimiz ve hepimizin toplu bir şekilde irtibat kuramadığı %75 lik kesimi kapsayan tüm sınıf arkadaşlarımın tam liste halinde kimin nerede olduğunu yeniden ortaya çıkarabilir miyiz? Varsa bunu imkan dâhilinde güncelleştirebilir miyiz?
    Burada maksadım, ortalıkta olmayan, olmayı önemsemeyen ve hatta kayıp olan arkadaşlarımızın ortaya çıkarılmasıdır.
    Bazı arkadaşlarımızın özel bilgi, arşiv ve hafızalarından da istifade edinilebilinir. Zaten bazı eski listeler var ama tam ve güncel olmadığını zannediyorum. Bu vesile ile Herkese sevdikleriyle birlikte başta sağlık, mutluluk ve uzun ömürler dilerim.
    Mete Mutluoglu-USA

  4. HAYATİ ERHAN 30-11-2017

    Sevgili sınıf arkadaşlarım merhaba!
    Bu konuda aşağıdaki hususları sizlerle paylaşmak istiyorum: 1)Önce vakanivüsümüz Bildirici'ye tekrar teşekkür ederim. Çok değerli bir çalışma yaptı, bir belge hazırladı. Sağ olsun, var
    HAYATİ ERHAN


    Sevgili Arkadaşım Hayati
    Övgü dolu sözlerin için teşekkürler, teşekkürler, teşekkürler….
    Rana’nın bu kadar sevildiğini beklemiyordum, bu kadar yıldan sonra 1962’li arkadaş, arkadaş eşleri, çocuklarının onu uğurlamamıza katılması beni şoke etti, onun hakkında Muğla Devrim gazetesinde de yazı yazdım, yazı 2017 de yazıldığından karıştırmışım mutlaka düzelteceğim, başka hatalar da olabilir, ölümünü duymadığımız arkadaşlar olabilir…. Lütfen bana yazın
    Ayrıca bu işlere çok önem veren sevgili arkadaşım METE MUTLUOĞLU da Amerika’dan telefonla benzer övgü dolu sözler söyledi ona da aynı şekilde sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
    Sevgili Mete özetle şunları belirtti, kayıp görünen arkadaşlarımıza ulaşalım, onların toplantılara gelip gelmemesi önemli değil biz onların nerede olduklarını bilelim. Ben de şahsen aynı görüşteyim. Web sitesine Web 2015 Türkçe 13.1 itü arkadaş dosyasında bunları yapmaya çalıştım, ancak bu dosyanın 55. Yıl itibariyle güncellenmesi gerekir, bunu yılbaşından önce gerçekleştirmeye çalışacağım.
    Üçüncüsü diğer bir sevgili arkadaşım Önder Dağıstan bana kulağıma küpe olan bir söz söylemişti. Biz tüm arkadaşlar çalıştık, çabaladık bir şeyler yaptık ama bunlardan daha önemlisi BİZDEN ÇOK DAHA DONANIMLI 500 CİVARINDA GENÇ YETİŞTİRDİK, BUNLARA DA YER VERSEK oldu.
    Ben ulaşabildiğim kadar kaynaklardan bunlara yer vermeye çalıştım.
    BURADAN TÜM ARKADAŞLARA SESLENİYORUM. ÇOCUKLARIMIZ HAKKINDADA ÇOK UZUN OLMAYAN BİLGİLER GÖNDERİN, BEN SEVE SEVE ONLARI DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞACAĞIM.
    Sevgi ve saygılarımla
    Mehmet Bildirici
    29.09.2017 Akyaka

  5. CATHERINE KUZUCUOĞLU 30-11-2017

    Merhaba Mehmet Bey,

    Hatırlıyorum sizi tabii ki, sizin kitabınızdan daha öyle bir kitap olmamış eğer yanılmıyorsam. Haberinizi aldığımda çok sevindim. Öğrendiğiniz gibi 1990’larda Hasan Dağında çalışmıştım. Sonra Göllüdağ’da ve şimdi Hasan Dağında (özellikle 2011 ve 2014 den beri ve geçen sene bir yıl Çiftlik’te
    Seve seve ilgi ve cevabınızı bekliyorum.
    Saygılarımla Catherine Kuzucuoğlu -Paris


    Merhaba Madam Katherine
    Size ulaşmaktan ne kadar mutlu olduğumu anlatamam, Anadolu için ne kadar çalışmalar yapmışınız, ellerinize ve yüreğinize sağlık.
    Hasan Dağı’nda Dağcı arkadaşım Recai Kıçıkoğlu, bazı teknolojik belirtiler görmüş, bana anlattı, bende yetkililere bildir dedim, çok değerli arkadaşım meslektaşınız (Jeoloji Müh) araştırmacı Cemil Evirgen’e bildirdim, Aksaray Valiliği’nin bundan haberi yok, daha doğrusu dağcı arkadaşım Recai farklı bir yoldan çıkmış bunu fark etmiş.
    Konu benim anlamadığım bir konu, konu sizin ve Cemil Bey’in konusu.
    Ben bu arkadaşlarımın adreslerini yazıyorum
    Recai Kıcıkoğlu 78 yaşında 30 yıldır aktif dağcı, tel 90 542 352 1034 Konya
    Dr. Cemil Evirgen 90 533 692 11110 evirgen.c@hotmail.com Konya
    Umarım görüşme ve tanışmalarınızdan olumlu sonuçlar ortaya çıkar
    Bana da yazarsanız mutlu olurum.
    Tekrar yazışma dileğiyle, ben halen kışları İstanbul ve yazları Akyaka (deniz kıyısı-Muğla yaşamaktayım. Tarihi su konusunda yavaşlasa (Yaş 78) da çalışmalarımı sürdürüyorum.
    Sevgi ve saygılarımla
    Mehmet Bildirici

  6. FAİK ÇAKILLI 30-11-2017

    Mehmetçiğim; Bizleri utandırıyorsun. Ne güzel çalışmaların var.
    Bu ince işler şahsen benim hiç
    aklıma gelmiyor. Senin çalışmalarını okuyunca bizde … gibi
    bir adamız diyorum. Torunlarıma
    bu zevki aşılamaya çalışıyorum.
    İyi ve sıhhatli günler dileği ile
    selamlarımı yolluyorum.
    Faik Çakıllı




    Faikçiğim
    Sıcak ve samimi duyguların için teşekkürler
    Çok değerli sınıf arkadaşlarım oluşundan dolayı mutluyum
    Selamlar

    Mehmet'ciğim
    Epeydir yüz yüze
    görüşemiyoruz. Yemekli toplantıya
    gelmiyorsun. Sağlığın İnşallah
    iyidir. Akyaka'da yazları geçirdiğini
    mesajlardan anlıyorum. Bizde bir
    kaç senedir bir haftalığına Akyaka'ya geliyoruz
    .Mimarisini, Azmak nehrini, koylarını, insanlarını
    çok beğeniyoruz. Önümüzdeki
    yaz kısmet olursa yine gitmeyi
    düşünüyoruz. Hatta bir arsa alıp
    bütün yazı orada geçirmeyi ben
    istiyorum. Aile Ege'de dolaşarak
    yazı geçirmeyi düşünüyor.
    Adresini verirsen beraber Akyaka
    da bir gün geçiririz. Sıhhatli günler
    dileği ile Selamlar.
    Faik Çakıllı İstanbul

  7. SAİM SAKAOGLU & MB 30-11-2017

    Sevgili Kardeşim Mehmet,
    Nurhayat Evci Hocamızın vefat haberini de içine alan iletini aldım, teşekkür ediyorum. Allah rahmet eylesin. Bizim de hocamız olmuştu da orta ikide mi diye tereddüt ediyorum. Sen hatırlayabilirsin.
    Ben de Mehmet kardeşimin bayramını tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.
    Biz ailecek Erdemli'deyiz, 20 gün sonra Konya'ya döneceğiz.
    Arkadaşınız Saim SAKAOĞLU



    Sevgili Arkadaşım
    Nurhayat Evci ile mailini aldım. Teşekkür ederim.
    Nurhayat Evci orta 2 de kitaplık salonunda okurken ilk defa resim dersine geldi. Şükran Hanımda aynı yıl Matematiğe geldi. Nermin Hanım orta 3 te Tabiiye derslerine gelmişti. İki bayramdır telefonu uzun uzun çalıyor, cevap yok ??. Daha önce uzun uzun konuşmuştuk. Bana lise döneminden pek çok fotoğraf vermişti.
    Güzin Hanım Konya Lisesi coğrafya öğretmeni Vatansever Celal İmer’in kızı. Ablası Vedia Hanım benim akrabam Derviş Sinangil’in eşi, yeğenleri Sina ve Sema benim akrabam.. Kasım sonuna kadar Akyaka’dayım.
    Selamlar, iyi bayramlar
    Mehmet Bildirici


    SAİM SAKAOĞLU
    Sevgili Arkadaşım Mehmet,
    Dün için pek önemli olmayan olaylar yıllar ilerleyince âdeta vaz geçilmez oluyor. Bir Evci Hanım'ın vefatının açtığı hatıra bahçesinin kapısından neler neler seyretmedik ki...
    Rahmetli bizim ana binanın bodrum katında bulunan resim atölyesi benzeri bir odamız vardı, bazı derslerimizi orada yapardık. Aldığımız özel kâğıtlara bir takım renkli boyalarla desenler hazırlardık. Bir tür ilkel ebru gibi...
    Fotografını görünce gençliğini hatırladım. Gerçekten de çok güzel bir hanımefendi idi. Bunun sonucu olarak da çok kibar bir öğretmen idi.
    Şükran Hanım'la orta 3'te de okuduk. Orta 3'teki ana bina öğretmenliği ile ilgili bir hatıramı yazarak değil de, hatırlatırsan, karşılaştığımızda sözle anlatacağım. Nermin Hanım, hatırladığım kadarıyla orta 3'ten önce de hocamız olmuştu. En büyük özelliği öğrencinin saçının fovorisinin üst tarafından çekmesi idi! Galiba bir de bu işe yardımcı olan cetveli vardı!
    Ben bilgisayarı 73 yaşımdan sonra öğrendim. Ama onun sağladığı yazma konusunun ötesinde çok daha etkili işlevlerinin olduğunu yakaladım. Zaman zaman bazı adları, olayları merak eder, o amca'dan yardım alırım. Evci Hanım'la ilgili olarak bir şeyler ararken senin 19 Nisan 2016 tarihli kart postal ve fotoğraf albümüne rastladım. Önceden bilgim yoktu. Üfff... Meğer bizim meşhur koleksiyoncu Mehmet Kardeşimiz nelere neler biriktirmiş. Bunlar da gösterdi ki hayat, Mehmet Kardeşime acı bir oyun oynadı. Nasıl mı?
    Hatırlar mısın bilmem, Uluırmak'taki evinizin üst kat odasında bir yaz gecesi bir oylama yapılmıştı da sen ve ben 4'e karşı 2 oyla kaybetmiştik. Konuyu hatırlamayı sana bırakıyorum. Bunun sonucu olarak şunları söylemeliyim. Mehmet, İnşaat Yüksek Mühendisi değil İTÜ İnşaat Fakültesi'nde profesör olmalıydı. İşte bu düşüncelerimin sonucu olarak diyorum ki Mehmet, eski çağları araştırarak içinde var olan araştırma arzusunu gideriyor ve güzel şeyler yapıyor. Bunlar ya İTÜ'de alanıyla ilgili olmalıydı veya bir üniversitenin Arkeoloji bölümünde...
    Yaşımın da 79'un ortalarına geldi, geliyor; belki de geçiyor. O halde kalan zamanı iyi değerlendirmek gerekiyor sevgili Mehmet.
    Yazıda harf hatası olabilir, ne kadar dikkat etsek de gözden kaçıyor.
    Selam ve sevgilerimle... Akyaka'da güzel günlerin olsun, yazıp çizmen eksik olmasın sevgili Mehmet...

  8. ÖMER ALPTEKİN 30-11-2017

    Ömer.alptekin@boun.edu.tr
    Sevgili Mehmet

    Nurhayat EVCİ hocamıza Allahtan rahmet dilerim. Haberleşmelerimiz çok seyrek oluyor, ama bazen de buruk oluyor. Ne var ki hayatin akışı böyle Allah geride kalanlara sağlıklı omur nasip etsin.

    Bu vesile ile iki bayramınızın da kutlu olmasını ve dünyanın her yerinde iyilik ve güzelliklere vesile olmasını dilerim. Selam ve sevgilerimle...

    Ömer Alptekin

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 30-11-2017

    Sevgili sınıf arkadaşlarım (İTÜ62 İnşaat)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Muğla Devrim gazetesinde yayınladığım bazı yazıları sizlere de gönderiyorum. Özellikle mesleğimizi daha yakından ilgilenen konularda…
    Bana destek veren özellikle telefonla arayarak beni kutlayan ve uzun uzun konuştuğum
    HAYATİ ERHAN’A
    Mil göndererek kutlayan ve beni her zaman destek veren
    METE MUTLUOĞLU’NA
    Gene beni mail yollayarak kutlayan
    İLHAN YÜKSELOĞLU’NA teşekkürlerimi sunarım.

    Gene Konya Lisesi’nden sınıf arkadaşım
    MEHMET ASİL YILMAZ’A teşekkür ederim.

    Tüm arkadaşlarımdan son gönderdiğim EUPALINUS tünelinin kesitini incelemelerini isterim. 2500 yıllık bu mühendislik harikasına hayran kalacaksınız.
    Saygılarımla
    Mehmet Bildirici

  10. CELALETTİN ÇİFTÇİ 30-11-2017

    BEŞ KÜÇÜK KIYAMET____________________________________________________________________________________C.Ç.
    Yerkürenin yaşadığı ve “beş küçük kıyamet” olarak adlandırılan felaketler aşağıdaki gibi sıralanıyor. Paylaşmak istedim:
    1- Ordovizyen dönemi sonu, 443 milyon yıl öncesi.. Şiddetli buzul çağı, deniz seviyesinde 100 m. Düşme ve okyanus canlılarının %60-%70 inin yok oluşu.
    2- Geç Devonien dönemi, 360 milyon yıl öncesi.. Büyük iklim değişikliği sonucu çoğu mercan olmak üzere okyanus canlılarının %70 inin yok oluşu.
    3- Permiyen-Trias yok oluşu, 250 milyon yıl önce.. Sibirya’daki ardışık büyük volkanik patlamalar sonrası canlı türünün %95’inin yeryüzünden silinmesi.
    4- Trias-Jura kitlesel yok oluşu, 200 milyon yıl önce.. Yine büyük Volkanik patlamalar sonucu canlı türünün ¾ ünün yok oluşu.
    5- Üçüncü mezozoik yok oluşu, 65 milyon yıl önce.. Meksika körfezine düşen meteor sonucu 100 yıl süren toz bulutu nedeniyle güneş ışınlarından mahrum kalan yeryüzünde sonuç olarak tüm dinozor neslinin yok oluşu…
    6. Küçük kıyamet yakın gözüküyor. Selamlarımla

Toplam 210 yorum bulundu. 21-30 arası listeniyor.