Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2016

    Sevgili Mehmet Demir Bildirici
    Bugün 02 Kasım 2016, tam 68 yıl önce bugün yani 02.Kasım 1948 de Dedem Mehmet Bildirici’yi Konya’da kaybettik. Ben 9 yaşında Hâkimiyeti Milliye İlkokulunda 3. Sınıf öğrencisi idim.
    Dedem 73 yaşında imiş. Ölmeden 3 gün önce Karaarslan köyüne ablasının oğlu Ahmet’e gezmeye gitmişti. Gelince hasta geldi. Karaman caddesi üzerinde Altıyol mevkiinde ki bağ evinde idik. Henüz gene Karaman Caddesi üzerindeki şehir evine taşınmamıştık. Bu ev halen Mesnevi konutlarının güney doğu köşesinde yer almaktadır. Mahallenin Camii ve bazı eski evler hala durmaktadır.
    Buradan vasiyeti üzerine Uluırmak Mezarlığı’na gömüldü. Bu mezarlık halen mermer Havuz olarak çevrili durumdadır. Aslında Dedem babası Haşim Hoca’nın yanına gömülmek istemiş ama anam Nesibe onu bulamamış. Şimdiki Havuz içine gömülmüş. Sonradan yapılan Havuz içine ilk gömülen dedem Mehmet Bildirici’dir.
    Bu benim için çok çok önemli, çünkü bu ailede karşılaştığım ilk ölüm olayı….
    Bunu seninle paylaşmak istedim, gözlerin öper, derslerinde başarılar dilerim
    Daima yönümüz ileriye olsun, ama eski olanları da unutmayalım…

  2. VEJDA ASLAN 26-10-2016

    VEJDA ASLAN 2852

    Merhabalar hocam öncelikle mail adresinizle iletişime geçmeme izin verdiğiniz için teşekkür ederim.
    Mersin Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünün açmış olduğu Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Lisans programındayım. Tez çalışma konum; Kanlıdivane Örenyeri ve Yakın Çevresi Antik Su Yapıları: Malzeme Teknolojilerinin Tespiti ve Koruma Önerileri.
    Çalışmama başlamadan önce neolitik donemden günümüze olan su yapılarını detaylı araştırmak istiyorum
    Tezimle ilgili araştırma yaparken sizin çalışmalarınızı inceleme sansım oldu ne yazık ki internet araştırması ile sınırlı kalabildim.
    Çalışmalarınız tez araştırmamda öncülük edeceğini düşünüyorum, yardımcı olur musunuz?

    Sevgili Vejda
    Güzel bir konu seçmişiniz, başarılar dilerim, çok yoğundum biraz geç yanıtladım özür dilerim.
    Kanlıdivane konusunda hiç bilgim yok. Ama Akdeniz’de özellikle Tarsus çok zengin ama yeterli bilgiye ulaşamadım. Kitabımda bazı ön bilgiler var.
    Adana Anavarza kentinde su yapıları hakkında hiç araştırma yok. Öneririm
    Silifke Uzuncaburç Lamas (Limonlu) çayında 3 antik su alma yapısı var.
    (Web sitem Konya Tarihi su yapıları 1.b) Detaylı bilgiler var.
    8000 yıldan bu yana Anadolu’da Tarihi Su yapıları bölümünde sergim var, sergiler bölümünü inceleyebilirsin.
    Ayrıca Türkçe, İngilizce, Almanca bölümlerinin 20 maddeleri Anadolu antik Anadolu Su yapıları hakkında incelemeni öneririm.
    Ben 1991 den beri en soluklu araştırma yapan biriyim. Rahmetli Kazım Çeçen İstanbul’da, İzmir’de Ünal Öziş tüm Türkiye’de araştırma yapan bir kişi, tüm Türkiye’de üçüncü olarak araştırma yapan kişi olduğumu sanıyorum. Anadolu antik kentlerinde araştırma yapan diğer yerli ve yabancıları biliyorum…
    Bunları inceledikten sonra sorularını bekliyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
    Mehmet Bildirici

  3. BEYZA ÜNAL 26-10-2016

    BEYZA ÜNAL 2857
    Merhaba Mehmet Bey,
    Biz İstanbul Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümünde okuyan iki arkadaş olarak bugün Şişli'de bir sahafı dolaşıyorduk. Kağıtları karıştırırken Bahri Vedat Alpman, Ülker Alpman hakkında birkaç tane mektup ve maaş zam belgeleri bulduk. İTÜ'de bir hoca olduğunu görünce internetten araştırmak istedik, merak ettik. Gördük ki siz de hakkında bilgi sahibi olmak istemişsiniz. Biz de size ulaşıp bu belgeleri size iletmek istedik belki işinize yarar diyerek. Hala merak ediyorsanız bize ulaşabilirsiniz.
    Saygılarımla,
    Beyza Ünal

    Sevgili Beyza
    15.10.2016 tarihli mailinizi aldım. Çok mutlu oldum. Bahri Vedat Alpman İTÜ de benim matematik hocam 1957-1958 yılında…
    Bulduğunuz mektupların internet ile bit kopyasını gönderirseniz sevinirim.
    Selam ve öğrenim hayatınızda başarılar….

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 26-10-2016

    DEMİR BENİ TELEFONLA ARADI
    Sevgili Demir
    Beni telefonla araman beni çok duygulandırdı. Seni çok özlemiştim. Ben burada Akyaka’da iyiyim. Havalar da serinledi. Görüşmeyeli gezilerin oldu. Adalar ve İstanbul gezileri güzel geçti mi? Derslerin nasıl gidiyor? Konya’da havalar soğumuş…
    Hafta sonu babanla sende gel.. Deniz soğudu ama, girenler var.
    Bahçede portakal, limon henüz olmadı
    Derslerinde başarılar diliyor, gözlerinden öpüyorum
    Deden


    Sevgili dedeciğim
    Malin için teşekkürler. Yunan Adaları gezisi güzeldi. Bir gün senin de gezmeyi isterim. Rodos adasında başımda papağan ile resim çektirdim. Girit adasında dağda Zeus'un yüzünü gördük. Santroni adasının çok sevdim. Derslerim iyi gidiyor.
    Hoşça kal

  5. MEHMET GÜNDOĞDU 26-10-2016

    Sevgili Mehmet ağabey
    Anadolu'da Konya gazetesinde yeniden Kırkambar sayfası yapma hazırlığı içindeyim. Konya ile ilgili yeni yazılarını bekliyorum.
    Selamlar, saygılar ve esenlikler.
    MEHMET GÜNDOĞDU
    mehmet.k.gundogdu@outlok.com

    Sevgili Mehmet
    Senin mailinden sonra, çok düşündüm, taşındım, hem yaşlandım, hem de Konya’daki gelişmelerden dolayı, kalemimi Konya’dan çekmeye karar verdim.
    Sana başarılar diliyor, gözlerinden öpüyorum.

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 26-10-2016

    KIZIM ÖZLEM BİLDİRİCİ’Yİ 5 YIL ÖNCE KAYBETTİM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kızım Özlem Bildirici’yi 5 yıl önce 21.10.2011 tarihinde İstanbul’da kaybettim. Özlem 2008 yılında yakalandığı kanser illetine karşı savaşta yenik düştü.
    Bir babanın çocuğunu kaybetmesi en acı veren bir olaydır. Ben bu acıyı tattım. Bu acıyı dostlarımın tatmamasını diliyorum.
    Her babanın kızı elbette kıymetlidir. Ama benim kızım farklı idi, onun kaybı ailemiz olduğu kadar, Türkiye’nin bir kaybı olmuştur. Sınıflarını hep takdir belgeleri ile taçlandırmıştır. Asla istemediğim halde bunları saklamak bana düşmüştür.
    Özlem 1973 yılında Konya’da doğmuştur. Konya Mümtaz Koru ilkokulunu birincilikle bitirmiş, Konya Anadolu Orta Okulunu başarı ile tamamlamıştır.
    Lise öğrenimine İZMİR Fen Lisesi’ne derece ile (ilk yüz) girerek öğrenimine burada devam etmiştir.
    Yükseköğrenimini Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İşletme Bölümünde tamamlamış 1996 yılında mezun olmuştur.
    İş hayatına İstanbul’da başlamış ALCATEL ve VODAFON şirketlerinde devam etmiştir. Aramızdan ayrıldığında Vodafon Bütçe Müdürü idi.
    2001 yılında Paris’te kalmış, burada Fransızca öğrenmiştir. Zaten çok iyi derecede İngilizce biliyordu. İşini çok seven ona dört elle sarılan biri idi.
    Vodafon’da çalışırken şirketin Müdürü de bir Bayan SERPİL TİMUROĞLU idi, onunla çok iyi uyum içindeydi. Bunu cenaze töreninde başta Serpil Hanım ve bütün Vodafon ekibinin katılması gösteriyordu.
    Bugün basından Serpil Timuroğlu’nun başarılı bir hanım yönetici olarak kendisini izlemekteyim. Hem ondan Özlem’in idolü, müdürü olarak gurur duyuyor, hem de felek aman vermediği için Özlem’in onu takip edemeyişi yüreğimi yakıyor.
    Ben aynı zamanda soyağacı çalışmaları yapan baba ve anne tarafımı gidebildiğim yerlere kadar araştıran bir kişiyim.
    Bu çalışmalarımı 2005 yılında sonlandırdım. Eşim, annesi Düzay Bildirici ile resmimizin altına şöyle yazmıştım.
    “Bu tarihe kadar soy ağacı çalışmalarımı tamamladım, bundan sonrası benden sonra gelenlerin işi demiştim”.
    Ulu söylemişim!!!!!, bu tarihten 6 yıl sonra kızım Özlemi çocuksuz olarak kaybettim. Onun hayatını, başarılarını, takdir belgelerini toplamak bunları WEB siteme koymam bana düşüyordu..
    Bunlar Web sitemde bulunmaktadır www.mehmetbildirici.com
    Web 2014 Türkçe II 5.8 Özlem
    Web 2015 Türkçe 5.9 Özlem
    38 yıllık hayatında bize mutluk verdi, ölümünün 5. yılında rahmet ile anıyorum. Işıklar içinde uyusun diyorum.

  7. GÜLİZAR İLERİGİDEN 18-09-2016

    GÜLİZARCA

    SEVGİLİ DOSTLAR
    Derdimi ummana anlatmaya gittiğim zamansız bir anda Akyaka’da denizde yüzerken; bir anonsla irkildim.
    Akyaka Nail Çakırhan & Halet Çambel Kültür ve Sanat Evi’nde “Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği” tarafından düzenlenen ÖZDEN UZ cam-seramik sergisine bekleriz. Açılış bugün 12 Ağustos 2016 saat 18.00, Sergi 21.08.2016 gününe kadar 16.00-19.00 saatleri arası gezilebilir.
    Nail (Çakırhan) amcayı İstanbul’dan tanırım. Kültür evine de bir defa gelmişliğim var. Tesadüfen aynı günde gitar dinletisinde bir iki arya söylemişim.
    Sanatçı Özden Uz Jeoloji Mühendisi, emekli olduktan sonra, önce, cam-seramik kurslarında kendini yetiştirmiş, Akyaka’da ki evinde “cam-seramik, heykel çalışmaları yapıyor.
    Objelerin ilhamı “Nazım Hikmet” idi. Belki başka zaman “Can Yücel” olur kim bilir? Çünkü aynı gün Datça’da anma günü vardı Can Baba’nın.
    Aynı gün Araştırmacı Yazar, Arkeoloji sevdalısı, İnşaat Yüksek Mühendisi Mehmet Bildirici Hocamız da vardı. Karia, Akyaka tarihi konusunda ki merakına ve yazdıklarına hayran oldum.
    Hocamla birlikte Özden Uz için verilen yemeğe katıldık. Stratonikya (Yatağan Eskihisar), Lagina (Yatağan Turgut) diğer mekânların kültür turizmine açılması gönüllü ordusu dostlar ve gönüllüler harekete geçecek, ben bu kokuyu bu duyumu aldım.
    Simay Bodur, Berrin Duma, İncilay Bayraktaroğlu, Sabiha Aksal’ın bu Kültürevinde bu sanatçıların açacağı sergiler kaçırılacak cinsten değil.
    Sanat dolu günler dilerim dostlarım.

    (Muğla Devrim 18.09.2016 MEHMET BİLDİRİCİ başlığı altında yayınlandı)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 17-09-2016

    MUĞLA-MENTEŞE GÖKTEPE YAKININDA BELLEBOL ANTİK KENTİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    03.09.2016 günü gerçekleşen Göktepe Belenye Şenlik Tertip Komitesinden Göktepeli, Gazeteci Halil Eğriboyun ile Menteşe Kültür evinden tanışıyoruz.. Bana sen antik Karia tarihine meraklısın elinde kaynakların da var, benim Belenye’m köşede kalmış ama çevremizde derin bir tarih var onu araştıralım dedi. Ben de Muğla-Denizli arasında sıkışmış bu bölge hakkında hiç bilgi sahibi değildim. Halil köyünü, doğduğu evi, eski Rum evlerini tek tek gösterdi. Belenye hakkında araştırma sahibi İsmail Bedir ile tanıştırdı. Uzun uzun konuştuk. İsmail Bedir Bey’e gösterdiği ilgiye ve verdiği bilgiler için teşekkür ediyorum.
    Belenye’ye yaklaşık 12 km uzaklıkta BELLEBOL (Çamyayla) bir Roma kenti olmasına ve amfi tiyatrosu olmasına rağmen hiç kazı yapılmadığı ve hakkında ciddi bir araştırma bulunmamaktadır.
    Muğla Bölgesi için bu konuda iki ciddi yayın vardır. Bunlar;
    1.George Bean’ın “ESKİÇAĞDA MENDERESİN ÖTESİ” maalesef bu bölgeyi kapsamamaktadır.
    2.İsveçli Paavo Roos’un “Survey of Rock-Cut Chamber-Tombs in Central Caria band II, Göteborg 2006” Orta Karia’da kayaya kazılmış Mezar Odaları” İngilizce yayın.
    Bende bulunan bu kitapta Göktepe bölgesi dâhil edilmemiş. Paavo Roos’un Belenye’ye geldiğini uzaktan gösterilen bir kaya mezarı ölçtüğünü söylediler ama belki başka bir yayına bu çalışmasını koymuştur. Mevcut yayınında bilgi bulunmamaktadır.
    İnternette ise bazı doğru bazı göreceli tahminler yer almaktadır. Tüm bunları inceleyerek bir özet sunmağa çalışacağım. Ama bu şüphesiz çok kabaca bir ön çalışmadır.
    Bu bölgedeki en önemli antik kent Çamyayla mahallesindeki BELLEBOL olarak isimlendirilen kenttir. İsmi KYON ??, olarak geçmektedir. Biz Türklerin Bellebol dediği kentin isminin Palaipolis (Grekçe Eski kent) isminden gelmektedir.. Buradan kentin çok önceden terkedildiği esas isminin kaybolduğu, daha sonra Belenye ve civarda yaşayan Rumların böyle isimlendirdiğini sanıyorum.
    Bir benzerini Mersin Mut ilçesi civarında olduğu ve burada aynı ismin BALABOLU olduğunu biliyorum. Bunu Mutta yayınlanan yerel Çıtlık Dergisi’nde “MUT ÇEVRESİNDE ARKEOLOJİK SANAL BİR GEZİ” ismi ile yayınlamıştım.
    O halde Kyon ? Roma döneminde yaşanmış önemli bir kent olduğu şahane amfi tiyatrosunun olduğundan anlaşılmaktadır. Esasen Kavaklıdere HYLLARIMA kenti ile büyük bir benzerlik göstermektedir.
    İnternetten tiyatro binasının bir fotoğrafı eklenmiştir. Maalesef zaman darlığından Çamyayla mahallesine gidemedik.
    Umarım buranın Muhtarı da bir tanıtma günü veya festival düzenler Bellebol’un güzelliklerini yakından görürüz.
    Kentin önemi Milas (Mylassa), Stratonice’den (Yatağan Eskihisar) gelen antik yolun Bellebol’dan geçtiğidir. Bu yol Denizli Kale’ye (Tabae) kadar devam etmektedir.
    Bu iki kent (Bellebol ve Hyllarima) ne kadar önemli olduğu şöyle açıklanabilir. Bugünkü Muğla, Ula gibi modern yerleşim yerlerinin henüz ortaya çıkmadığı antik dönemde bunlar amfi tiyatroları olan önemli kent merkezlerdir. Muğla-Denizli arasında gölgede kalmış bu bölge araştırılmalı bu iki kentte kazılar yapılmalıdır.
    Bu yazıya tarafımdan çizilmiş bir yollar ölçeksiz bir kroki eklenmiştir. Çevredeki antik kentler büyük harflerle gösterilmiş ve Bellebol kentinden internetten Amfi Tiyatro resmi eklenmiştir. (Kaynak: SehirAlem.com) Bu kroki pek çok gerçeğe parmak basmaktadır.
    Umarım itirazlar olur, şunlar şunlarda eklenmelidir diye, böylece Bellebol’u daha iyi anlarız. Eleştiri ve eklemeler olursa beni mutlu edecektir
    (Muğla Devrim 08.09.2016 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 17-09-2016

    MUĞLA MENTEŞE GÖKTEPE (BELENYE) KÜLTÜR VE DAYANIŞMA ŞENLİĞİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    03.09.2016 tarihinde Muğla Menteşe ilçesi Göktepe (Belenye) mahallesinde Üçüncü Kültür ve Dayanışma Şenliğine (saat 13.30-23.30) katıldım.
    Saat 11.00 de Muğla’dan hareket ettik. Komşu yörenin insanı (Bozdoğan-Kemer) Eyüp Peker özel arabası ile beni davet eden MUSANDER başkanı Şenlik Tertip Komitesi’nden Sadettin Özbek, Eski Muğla Belediye Başkan Yardımcısı, Makine Mühendisi Selahattin Sapmaz, ve ben Mehmet Bildirici Belenye’ye gittik. Eşsiz vahşi doğayı seyrederek ve sohbet ederek çok güzel bir yolculuk gerçekleştik. Belenye Muğla’ya yaklaşık 55 km ve dağ yolundan 1800 m yükseltiye çıktık ve Muğla’dan daha aşağısında olan Göktepe’ye ulaştık.
    Şenliğin yoğun bir programı vardı. Ben ona değinmeyeceğim. Ben gündüz farklı bir program uyguladım dostum arkadaşım Gazeteci Göktepe’li Halil Eğriboyun köyünü bize gezdirdi. Belenye’de ki en eski evi, bunun altında kuzey yönde Bellebol-Tavas yolunu ve Belenye’nin buna bağlantısını, kendi doğduğu ve yakın akrabalarının evlerini, eski Rum ustalar tarafından yapılıp Türk ustalar tarafından restore edilen evleri tek tek gezip fotoğraf çektik. Köyün eski camiini ve içindeki eski Osmanlı dönemi mezarları gördük en eski mezarın yaklaşık 200-250 yıllık görünüyordu. Büyük Şair YÜKSELECEK DEMİREL’in burada doğduğunu ve evinin onarım beklediğini gördük.
    Göktepe’nin eski ismi Belenye’nin Grekçe bir kelimeden geldiğini, anlamının bilinmediğini, bence yaklaşık birkaç yüzyıl geçmişi olduğu kanısına vardım.
    Daha sonra şenlik kapsamında saat 16.00-17.30 arasında gerçekleşen panele ve Muhtarlık tarafından yapılan ikrama katıldık, daha sonra 20.00 den sonra şiir dinletisine arzu ettiğim halde katılamadım. Beni meslektaşım Marmaris’te görev yapan Gemi İnşaat Mühendisi ZAFER ERGÜL Akyaka’daki evimin önüne kadar bıraktı.
    Bu festivale davet eden Musander Başkanı dost ve arkadaşım SADETTİN ÖZBEK’e,
    Adım adım beni Belenye’de gezdiren Gazeteci HALİL EĞRİBOYUN’a ve beni Akyaka’da evimin önüne kadar getiren ZAFER ERGÜL’e teşekkürlerimi sunuyorum. Aşağıda bu festivalden iki kare sunulmuştur. İlk karede Mehmet Bildirici ve Sadettin Özbek, ikincisinde ise Halil Eğriboyun ve Selahattin Sapmaz Belenye sokaklarında

    (Muğla Devrim 06.09.2016

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 17-09-2016

    FELSEFE VE SANAT DOSTLARI BİR AKŞAM BİR GEMİDE BİRARADAYDI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Geçen hafta Nail Çakırhan & Halet Çambel Sanat evinde, Cam obje ve Seramik sergisi açan Özden Uz biz arkadaşlarına bir sürpriz daha sunmuştu. Sessiz sedasız devam ettiği Anadolu Üniversitesi Felsefe bölümüne devam ederek 67 yaşında diplomasını almayı başarmıştı.
    Bu güzel olayı kutlamak için 29.08.2016 akşamı felsefeci, sanatçı ve sanatsever arkadaşlarına Eliznaz 3 teknesinde bir ziyafet verdi, unutulmaz bir gece yaşattı.
    Jeoloji Mühendisi, cam seramik sanatçısı Özden Uz, Akyaka’da bir “Felsefe Grubunu” yaşatmış, birkaç yıldan beri yaz kış her Perşembe günü saat 17.00 den 19.00 kadar toplamayı başarmıştır.
    Bana göre bu Akyaka için yüz akı sessiz bir aktivitedir.
    Tamamen politika dışında çok önde gelen filozofları bir arkadaşımız hazırlamış ve arkadaşlara anlatmıştır. Arkadaşlarımız kendisine sunulan metinlerle ilgili varsa bildiklerini açıklamış ve öğrenmek istedikleri konuları sormuşlardır.
    Daha önceleri emekli Felsefe öğretmeni Tuncay Karsan eski Yunan’dan başlayıp akımları konusunda bilgi sunmuştur. Şu sıralar Avrupa filozof ve yazarların görüşleri üzerinde konuşmalar olmaktadır.
    Ben şahsen bu grupla buluşmaktan, onları dinlemekten çok yararlandığımı, çok şeyler öğrendiğimi, gurur duyduğumu burada belirtmeliyim.
    Ben aslında sadece dinleyiciyim, yaz katılımcısı tembel bir grup üyesiyim. Ama bana da çevremizi ve İdima’yı, Akyaka’yı anlat dediler. Ben de 25.08.2016 Perşembe günü saat 17.00-19.00 saatleri arasında Caria, İdima ve Akyaka konusunda derlediğim tarihi bilgileri Felsefe Grubu arkadaşlarıma sundum, kurtlarımı döktüm, konuşmacı olarak böyle seçkin arkadaşlara sunup yapmaktan büyük keyif aldım, onlarında memnun kaldıkları duyumunu aldım. Ancak Özden Uz o an sergide olduğundan katılamadı.
    Bu yazım 67 yaşında bir öğrencinin Felsefe diploması üzerine bu grup kimler, kısaca bahsedeyim.
    Dr. Ahmet Ekinci, eşi Nazife Ekinci, Edip Kavuzlu, bazen eşi Nurhan Kavuzlu, Emine Tuncay Karsan, Ayhan, Memduh Bayraktaroğlu Dursun Yıldırım, yeni aramıza katılan Şule Şengün ve eşi Abidin Bey, Yalçın Akdoğan, Teoman Ünüsan, Aydın Turunç ve ben Mehmet Bildirici…..
    Dönelim gemiye Felsefe grubundan yaklaşık 10 kişi, Nazife Ekinci ve yeğeni Emine gelememişti.
    Bunlar dışında 28.08.2016 Pazar günü sabah 10.30 da Akyaka’da mezarı başında, aynı gün Muğla’da saat 18.00 törenlerle anılan Gazeteci Yazar Oktay Akbal’ın eşi Yazar-Eğitimci Ayla Akbal, Ekendiz ablamız, Fikret Otyam’ın eşi Filiz Hanım aramızdaydı.
    Sanatçıların başında Prof Dr. Sadun Ersin, Ayten Timuroğlu, İncilay Bayraktaroğlu, Devrim Bayar ve eşi Erhan Bayar, Talat Karsan ve tanıma fırsatını bulamadığım Özden’in arkadaşları onu yalnız bırakmamıştı.
    Saatler ilerleyince cübbesi giydirildi ve kepi başına konuldu, ama kepi başına küçük geldi. Diploması hocaların hocası Prof. Dr. Sadun Ersin tarafından sembolik olarak yeniden veridi.
    Daha sonra Memduh Bayraktaroğlu’nun espri ve şarkıları, Devrim ve Erhan’ın şarkıları ile devam etti.
    Son olarak masamdan bahsedeceğim, Dr. Ahmet Ekinci (Eşi Nazife İstanbul’da imiş), Dursun Yıldırım, Ayhan ve eşi, Şule & Abidin Şengün ve biricik kızları Ceren ile birlikte idik. Kızları Ceren’i eğitim gördüğü Amerika’ya yolcu edeceklerdi, Ceren’e de iyi yolculuklar…..
    AKYAKA çok yeni bir yerleşim, BİR KÜLTÜR BELDESİ OLMA YOLUNDA HIZLA YERİNİ ALIYOR, UMARIM İLERİSİ DAHA AYDINLIK OLUR….
    Aşağıda bu toplantıdan iki kare eklenmiştir.

    ÖZÜR: 15.09.2016 günü yazdığım yazıda bana gelen yanlış bir haberle Meryem Kuzey’in eşi Mustafa Kuzey’i öldü diye yazmıştım. Bu yanlış anlamadan dolayı özür diler, kendisine daha nice mutlu yaşam dilerim.

Toplam 347 yorum bulundu. 311-320 arası listeniyor.