Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 2730 15-03-2016

    İÇİNDE ANADOLUNUN BULUNDUĞU BÜYÜK İMPATARORLUĞU KURAN MAKEDONYA KRALI BÜYÜK İSKENDER (M.Ö 336-323) VI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İskender M.Ö 356 yılında Makedonya Krallığı’nın Başkenti Pella (Kuzey Yunanistan) doğmuştur. Babası Makedonya Kralı II Phlip annesi ise Olimpia’dır. Onaltı yaşında iken babası tarafından büyük filozof ARİSTO (Aristoteles) kendisinin eğitimi ile görevlendirilmiştir. Yirmi yaşında iken babası öldürülmüş onun yerini almayı başarmıştır. Ayrıca babası döneminde Makedonya krallığında çok ciddi bir askeri eğitim veriliyordu. İskender bu askeri eğitim sistemini geliştirerek devam ettirmiş, girdiği tüm savaşları kazanmıştır.
    İskender (Megas Alexandros) aslen Helen olmayıp Makedon asıllıdır ancak krallığı Helen kültürü dini ve geleneklerini kabul etmiştir. O sıralar Anadolu Pers (İran) yönetimi altındadır. Genç yaşta Yunanistan’da birliği sağlamış Anadolu’daki kentleri Pers yönetiminden kurtarmak için Helen dünyasını birleştirmiş arkasına almıştır.
    Büyük İskender M.Ö 334 tarihinde büyük bir ordu ile Çanakkale Boğazından Anadolu toprağına ayak basmıştır. Ege bölgesindeki kimi kentler teslim olmuş kimileri zorla alınmıştır. Aynı yıl Halicarnas (Bodrum) surları önüne ulaşmış, kuşatmış ama kenti alamamıştır. Burada büyük bir Pers direnişi ile karşılaşmış, kuvvetler bırakarak Tarsus’a doğru Likya üzerinden yoluna devam etmiştir.
    Bu sefer Karia tarihi yönünden çok önemlidir. Karia bölgesine giren ilk büyük ordu M.Ö 546 yılında Harpagos komutasındaki Pers (İran) ordusudur. Çine Çayı (Marsias) boyundan Karia girmiş ve tüm Karia Pers yönetimi altına girmiştir.
    İkincisi ise Büyük İskender ordusunun Karia’dan geçişidir. Bodrum’dan Likya üzerinden Tarsus’a nereden geçmiştir. O zamanlar henüz antik yollar (döşeme yol ) yoktur, yerel rehberler en uygun rotalarla ordulara yol veriyordu.
    Araştırmalarıma göre Yerkesik- Ula civarı- Kızılyaka (Callipolis) den geçtiğini sanıyorum. Üçüncü ordu ise büyük Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos yoludur. Hemen hemen geçtiği rota bellidir. Büyük İskender’in rotasının da Üniversite çevrelerinden ciddi şekilde araştırılmalıdır. Bu arada bu orduların asker sayısı çok ciddi araştırmalıdır. Yazılan rakamları çok abartılı buluyorum.
    Büyük İskender’in Asya seferi bir yazıda anlatılması mümkün değildir. Merak edenler bu konuda pek çok kitap okumaları gerekir. Tarsus’ta bir hastalık geçiren İskender M.Ö 333 yılında İskender Pers İmparatorluğu’nun peşinde Suriye’ye, İran’a ta Hindistan’da Ganj nehrine kadar gidiyor. Dönüşte M.Ö 323 yılında Babil’i başkent yapıyor, 33 yaşında çok genç yaşta ölüyor.
    Bu seferin Anadolu’da etkileri ise şöyle; Anadolu Helenlerin ana yurdu değil. Yaklaşık M.Ö 900 civarlarında Helenler Ege kıyılarına yerleşiyor. İzmir’in güneyine (Efes, Milet) İon’lar (Yunan kelimesi buradan türeme), İzmir’in kuzeyine Aeolis’ler, Karia ve çevresine Dor’lar yerleşiyor.
    Daha sonra yaklaşık 200 yıl bir Pers yönetiminden sonra Büyük İskender’in Asya seferi tüm Anadolu, Suriye, Mısır, İran ve Afganistan’da Helenizm uygarlığı etkisine giriyor. İskender adına 20 civarında kent kuruluyor. En başta Mısır’da İskenderiye (Alexandria), Anadolu’da İskenderun..vs.
    Ben burada iki noktayı belirteceğim. İlki Kurtuluş Savaşı, İzmir’in işgali, Yunan hükümetin Türk karşıtı uygulamaları elbette bizleri yaralayan olaylardır. Ancak bunlarla aynı soydan gelen ve aynı dili konuşan yaklaşık 2500 yıl önce yaşayan Thales, Eflatun (Platon) Aristo ve Büyük İskender’i bu yargılarla değerlendirmenin doğru olmadığını, onları zamanına göre değerlendirmelerinin yerinde olduğu görüşüyorum, ben şahsen bu kritik eşiği aştığımı sanıyorum. Ancak bu eşiği aşamayan pek çok aydınımızın olduğu da bir gerçektir.
    Avrupa ve dünya tarihinde çok büyük asker ve devlet adamı İskender’i nasıl ve ne zaman farkına vardığımı da kısaca belirteceğim.
    Konya Lisesi’nde öğrenci iken Konya Lisesi Müdürü ve Felsefe öğretmenimiz Selman Erdem (1923-2012) çok nazik davranışları ve düşünceleri ile bizleri çok derinden etkiledi. Derste estetik konuşmaları yanında büyük yazarlardan bahseder, Eflatun Devlet isimli eserinde şöyle der ve bu eseri okuyan parmak kaldırsın derdi. Böyle pek soru sorduğu halde hiç parmak kaldıran olmadı. Çok huzurlu bir ortamda eğitim alıyorduk, ama o günün Konya’sında kütüphanesinde Eflatun’un eseri olan belki birkaç kişi var ya da hiç yoktu.
    Konya Lisesi’nden sonra İstanbul’a İstanbul Teknik Üniversitesi’ne (İTÜ) de öğrenim için gittiğimde, değerli öğretmenim nelerden bahsetti diye irdelemeyi denedim. Bir anda kendimi eski Yunan’da Eflatun’un karşısında buldum. Ben Üniversitede Matematik ve mühendislik okuyordum. Felsefe ve tarih eğitimi almıyordum. Ama biraz kendimi zorlayarak okumaya anlamaya çalıştım. Aldığım matematik eğitiminin burada çok yararını gördüm, matematiksel düşünmenin çok önemli olduğunun farkına vardım. Zaten Eflatun’da Akademi adlı okuluna gelecek öğrencilere önce geometri öğrenin sonra Akademi’ye gelin demiyor muydu?
    Yıl 1958 Konya Talebe Yurdunda kalıyorum, Okuduğum kitapların etkisi ile Büyük İskender’i fark ettim, Droysen isimli bir Alman Tarihçinin 4 ciltlik kitabını bir çırpıda okudum, gene bazı yakın arkadaşlarım bu kitapları da nereden buluyorsun diye çok değişik karşılandığım oluyordu.
    Şimdi dönüp geriye bakıyorum aradan 58 yıl geçmiş, tarihi incelemeye doğru bir noktadan başladığıma inanıyorum.
    Antik çağda Anadolu’daki krallar konusunda 6 setlik bir diziyi tamamladım.
    Önümüzde de gene Antik çağda öncü kadınlar konusunda bir sete başlamak istiyorum

    (Muğla Devrim 14.03.2016 da yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 2729 15-03-2016

    II. YÜZYILDA ANADOLU’YU BAŞTANBAŞA İMAR EDEN
    ROMA İMPARATORU HADRIAN (117-138) V
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bu yazımda da Anadolu’muzu baştanbaşa imar eden imparatorların başında gelen Hadrian’dan söz edeceğim.
    Roma yönetimi, Anadolu’ya M.Ö 133 yılında gelmiş ancak İmparatorluğun kuruluşu ile imar işlerinde etkisini göstermiştir. M.S 98-180 yılları arasında hüküm süren 5 imparator tarihte iyi imparatorlar olarak bilinir. Bunlar
    Nerva (96-98)
    Trajan (98-117)
    Hadrian (118-138)
    Antonius Pius (138-161)
    Marcus Aurelius (161-180)
    Amerikalı tarihçi Will Durant 82 yıl süren bu beş imparator döneminde olan yapılaşma dünyanın hiçbir imparatorluğunda ve hiçbir zamanında görülmemiştir diye yazar. Bunlardan ikincisi olan Trajan Anadolu gezisi sırasında Antalya Selinus (Antalya Gazi Paşa) antik kentinde ölür. İç organları buraya gömülür cenazesi Roma’ya götürülür. (Kanuni Sultan Süleyman’ın Macaristan’da ölüp İstanbul’a taşındığı gibi).
    Son imparator Marcus Aurelius ise tarihte filozof imparatordur. Büyük Filozof Eflatun “Ya krallar filozof, ya da filozof olmalı” olmalı der. Onun öngörüsü burada gerçekleşir.
    Trajan döneminde Roma en geniş sınırları içindedir. 117 yılında ölmeden önce Hadrian’ı evlat edinir, o imparator olur. O dönemde ki Roma imparatorluğunun sınırları içinde yaklaşık 25 modern ülke yer almaktadır. Bunlardan biri de Anadolu’dur.
    Hadrian 76 yılında İspanya’da doğar, köklü bir ailenin çocuğudur. Hadrian döneminde
    İmparatorluk coğrafyasında sayısız anıtsal yapılar ortaya çıkar. Roma’da Panteon binası, kendi adıyla anılan villa, İngiltere’de 122 km uzunluğunda 4,5 yüksekliğinde ve 2,5 m genişliğinde Hadrian duvarı bunlardan bazılarıdır. Grek kültürüne ve Atina’ya çok önem verir, Atina’yı imparatorluğun kültür başkenti yapar.
    Hadrian 129-130 yıllarında Anadolu’da uzun bir geziye çıkar, ziyaret ettiği kentlerde anıtsal kapılar, görkemli yapılar onun onuruna yaptırılır.
    Bunlara bazı örnekler şöyle
    Antalya’nın en güzel antik anıtı Üç Gözlü Kemer
    Phaselis kentinde Hadrian Kemeri
    Isaura (Konya Bozkır Zengibar Kalesi) ve daha başkaları
    Hadrian o günün anlayışına göre tanrılaştırılır, adına tapınaklar yaptırılır
    Efes’te Hadrian Tapınağı, Cyzikus’ta (Bandırma) Hadrian Tapınağı
    Adına kentler kurulur veya geliştirilerek onun ismi verilir.
    Bunların başında EDİRNE (Hadrianople), Karabük Eskipazar yakınında Hadrianapolis, Konya Doğanbey yakınında Hadrianapolis kenti ve başkaları… Konya (Iconium) kentinin gelişimi 1. yüzyılda İmparator Cladius’tan başlamış, bölgenin surlarla ve yapılarla donanımlı bir kent haline gelişi Hadrian döneminde tamamlanmıştır.
    Roma döneminde ki Edirne %90 toprak altında olup bugün tamamen Selimiye Camii başta olmak üzere görünenler hep Osmanlı eserleridir. İstanbul’dan sonra en çok Osmanlı eseri bu kenttedir.
    Hadrian hakkında internette çeşitli bilgiler, döneminde yaşanan politik olaylar hakkında çeşitli yayınlar vardır. Buna bir örnek “Arkeoloji ve Sanat Yayınlarından” “Historia Augusta Hadrianus- 2011” kitabıdır.
    Bu yazımda gayem bu imparatorun Anadolu’da yaptıklarının bir envanterini en azından bir taslağını çıkarmaktadır. Bu konuda araştırma ve kazılar sürdükçe bunlara yenileri eklenecektir. Anadolu’nun aydınlatılması ve turizm alanında değerlendirilmesi başta Türk insanına düşen bir görev olduğu görüşündeyim.
    Bunlar ise Anadolu’nun dünya çapında arkeolojik değerini ortaya koymaktadır.
    Son olarak Hadrian’da bir insandır, tanrılaştırılsa da çok büyük imparatorluğun başında olsa da yaşlılığında ağrıları sızıları olmakta onlardan şikâyet etmektedir. İntiharı bile düşündüğü olmuştur. Tanrı tanrıdır, insan onun yarattığı düşünen varlıktır düşüncesi ne kadar doğru….

    (Muğla Devrim 10.03.2016 Yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 2727 15-03-2016

    ADİL KARAAĞAÇ’I (1923-2016) KAYBETTİK
    Adi Karaağaç Konya 2 dönem Konya Milletvekillerinden Mustafa Fevzi Karaağaç’ın oğludur. 1942 yılında Konya Lisesi ve 1947 yılında İstanbul Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldu, önce Konya’da bir eczane açtı. Daha sonra Ecza Deposu kuruculuğuna yöneldi ve Türkiye’nin en önde gelen eczacıları arasında yer aldı.
    Adil Karaağaç Konya Lisesi’nden mezun en eski öğrencileri arasında yer alıyordu

Toplam 363 yorum bulundu. 361-363 arası listeniyor.