Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. TALİN SUCİAN & MB 13-03-2018

    Sayın Talin Suciyan
    02.02.2018 tarihli Agos gazetesinde AKŞEHİR hakkında yazdığınız yazıyı dikkatle okudum. Çok beğendim, sizi kutluyor ve teşekkür ediyorum.
    Ben Mehmet Bildirici, aslen Konyalıyım. Rahmetli Sarkis Seropyan’ın yakın arkadaşıydım mail adresini Pakrat Estukyan’dan aldım. Bu konuda görüşmek isterim.
    Benim cep telefonum 0 542 241 0302 Nisan ayına kadar İstanbul Şişlideyim.
    İki de resim yayınlamışınız Konya 1910 bu kartpostal resmi bende var, resim şahane
    İkinci resim 1919 yıkılmış Ermeni Kilisesi kalıntıları… Bu resim doğru değil gibi geliyor.
    Eski Konya hakkında pek çok kartpostal var, Ermeni Kilisesi konusunda sadece Alaaddin tepesinde olduğu bilgisi var bu resim Konya’dan değil gibi geliyor.
    Sizden ricam bu Akşehir yazısına rastlamayabilirdim, lütfen Konya ve civarı konusunda başka yazılarınız varsa fotokopisini edinmek isterim.
    Selamlar saygılar ve çalışmalarınızda başarılar. Akşehir yazınız şahane
    Mühür basanların isimlerini ve varsa unvanlarını da yazsanız ne iyi olurdu.
    Mehmet Bildirici

    Merhaba Mehmet Bey,
    Yazıyı beğendiğinize çok sevindim.
    Ben Münih'te yaşıyorum ve şu ara İstanbul'a gelme planım yok. Akşehir ile ilgili, daha doğrusu Akşehir'den gönderilen dilekçelerle ilgili ikinci kitabım kapsamında çalışmaya devam edeceğim.
    Gazetede kullanılan fotoğrafları ben seçmedim, AGOS'un seçtiği ve kullandığı fotoğraflar.
    Websitenize kısaca bir göz attım, oldukça ilginç! Tebrik ederim!
    Bir gün tanışmak ümidiyle,
    Selamlar, Talin Suciyan

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 23-01-2018

    MATEMATİTE Pİ SAYISININ ÖNEMİ VE Pİ (π) BAYRAMI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kendimi Matematikçiler sınıfında düşünürdüm, şimdiye kadar yaptığım hesaplarda pi sayısını defalarca kullanmışımdır ama nereden geldiğini bilmezdim. Yakın zamanda araştırdım ve öğrendim. Pi sayısı bilindiği gibi π= 3,1416 ile başlayan 1000 haneden daha fazla devam tam bir İRASYONEL sayı, tabi hesaplarda kullanılan 3,14 dür.
    Yeni bir şey daha öğrendim 1998 yılından beri okullarda ve üniversitelerde Pİ BAYRAMI 3.14 den esinlenerek Mart Ayının 14’de kutlanıyormuş. Bu yazıyı 14 Mart’tan önce yazıyorum, Muğla’da da kutlanır ümidiyle.
    Önce Pi (π) sayısı nedir onu hatırlayalım. Bir dairede çevrenin çapına bölünmesinden elde edilen sanal bir sayıdır. Eski Yunanca çevre anlamına gelen perimetron kelimesinin ilk harfi sembol olarak kabul edilmiştir.
    Eski Yunan’dan önceki uygarlıklarda bilinen ve kullanılan bir değerdir.
    Eski Mısır’da bu değer π= 3.16 olarak bilinirdi.
    Babil’de ise kaba hesaplarda π=3 diğerlerinde π=3,125 olarak görülmektedir.
    Eski Yunanistan’da bunu ilk kullanan kişi ARŞİMET (Archimedes) (M.Ö. 287-212)
    Kullandığı değer π=3+1/7 ile π=3+10/71 değerleri arasıdır ki bu ise 3.142 ile 3.1408 değerleridir.
    Mısır’da yaşamış olan Batlamyus (85-165) ise π=3.1416 değerini önermektedir.
    Bir önceki yazımda incelediğim Vitrivius bu değeri π=25/8 =3.125,
    Frontinus ise π=22/7=3,1429 olarak hesaplarında kullanmışlardır.
    Burada önemli olan Eski Yunanistan’da felsefe ve bilim alanında çok ilerlemesinde, Mısır ve Babil’den pek çok şey öğrendiği net olarak görülmektedir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki bunu bugüne taşıyan Eski Yunanlılardır.
    Dünyada bu değer sembol olarak Yunanca π harfi olarak kullanılmaktadır.
    Önceleri bu değerin bir sembolü yoktu. 1737 yılında İsviçreli Leonard EULER (1707-1783) π sayısı için Yunanca p harfini kullandığı için bu değerin sembolü bu olmuştur. Sembol aşağıda görülmektedir.
    (Muğla Devrim 24.01.2018 yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ Cnidos 23-01-2018

    TÜM ZAMANLARIN EN BÜYÜK MATEMATİKÇİLERİNDEN CNİDOS’LU EUDOXUS (M.Ö.408-355)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Tüm Anadolu ve özellikle Ege ve Karia bölgesinde çok tarihi bir zenginliğin üzerinde tabiri caizse derin bir uykudayız. Çevremizin her tarafında inceleyeceğimiz, öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki.
    Bu yazımda da Cnidos kentinden ve Matematikçi, Astronomi ve düşünür Eudoxus (Edoksus okunur) incelemeye çalışacağım.
    Cnidos Datça yarımadasının en batısında zamanın en önemli kentlerinden biridir. Her ne kadar Anadolu karasında ise de ticari ve kültürel ilişkileri coğrafi konumundan dolayı Ege denizindeki adalarla olmuştur. Bu antik kentte Tıp kültür çok ileri düzeydeydi. Antik çağda açılan 4 Tıp okulundan biri Cnidos’ta idi. Diğerleri Pergamon (İzmir Bergama), Epidarus (Yunanistan), Cos (İstanköy)
    Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. Cnidos Caunos, Patara gibi ören yerleri bir kitap veya rehber eşliğinde gezilmelidir. Cnidos konusunda Alman Christine Ergan tarafından yazılmış çok güzel tanıtıcı bir yayın bulunmaktadır. Hemen kapıdan temini mümkündür.
    Ünlü heykelci Praxiteles dünyada ilk defa çıplak kadın heykeli Afrodit’i sipariş üzerine Cos adası için yapmış ama onlar çıplak bulduklarından heykel Cnidos’a dikilmişti. İlk gerçek boyutta bir çıplak bir kadın heykelidir, ama kayıptır.
    Eudoxus fakir bir ailenin çocuğudur. 23 yaşında Pire’de 2 ay kalmış PLATO’nun (Eflatun) derslerini dinlemek için aradaki uzaklığı her gün yürümüştür.
    Daha sonra Plato’dan uzaklaşmış Mısır Heliopolis kentinde Mısırlı rahiplerden Astronomi öğrenmiştir.
    Bir ara Halicarnassus’ta (Bodrum), daha sonra Cyzcus kentinde (Marmara Denizi kıyısında Bandırma yakınları) yaşamış orada felsefe okulu açmıştır. Sonra Atina’da yaşamış yaşlılığını doğum yeri Cnidos’ta geçirmiştir.
    Eudoxus matematik yanında Astronomi, Astrofizik, Müzik, Felsefe konularına pek çok imza atmıştır.

    Calculus adı verilen bugünkülere benzer bir hesap metodu ortaya çıkarmıştır. Astronomi de artık yıl (leap-year) Yılın dört yılda bir gün olarak uzatılması.., Bir güneş saati yapmıştır. Bunun kalıntısını Cnidos’ta görmek mümkündür.
    Yaşadığı tarihler bazı kaynaklarda farklıdır. Coğrafya konusunda bir kitabı vardır ama kayıptır. Yazı ekine Knidos Afrodit’inin ve kendinin bir resmi eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 20.01.2018 yayınlandı)

  4. MB Orhan Baykan 23-01-2018

    TARİHİ SU YAPILARI KONUSUNDA DEĞERLİ BİR ARAŞTIRMACI, PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROF. DR. ORHAN BAYKAN’I (1953-2017) KAYBETTİK
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bundan önceki iki yazımda (10 ve 11 Ocak 2018) su tarihi konusunda iki yazım çıkmıştı. Burada kısa bazı bilgiler sunmuştum. Hani filmlerin oynamadan önce bazı tanıtıcı parçalar gösterilir, onun gibi bir şey. Gerçekten tarihi su yapıları ya da su tarihi “Şadan Gökovalı’nın belirttiği gibi çok önemli bir konudur. Ama biraz anlaşılması zordur.
    Geçen yıl bu konunun önemli kilometre taşlarından komşu il Denizli Pamukkale Üniversitesi İnşaat Bölümü profesörlerinden Orhan Baykan’ı kaybettik. Önce onun kısa bir hayat çizgisinden bahsedeceğim.
    1953’de İzmir’de doğan Orhan Baykan, 1970’de İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden 1974’de İnşaat Mühendisi olarak mezun olmuş, 1983'te Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doktor Mühendis unvanını almıştır. 1977 yılında Ege Üniversitesi İnşaat Bölümü’nde asistan olarak göreve başlamış, 1982’de yeni kurulan Dokuz Eylül Üniversitesi’nde aynı görevini sürdürmüştür.
    1984-1987 süresinde Suudi Arabistan’da şantiye müdürlüğü yapmış; 1987-1990 yılları arasında, Su-Yapı mühendislik firmasında Alman ve Amerikalılarla yapılan ortak girişim projelerinde çalışmıştır.
    1990'da Dokuz Eylül Üniversitesi Denizli Mühendislik Fakültesinde göreve başlayan Orhan Baykan, 1992'de Pamukkale Üniversitesi’nin kurulmasıyla adı değişen kurumda görevini sürdürmüş; 1995'te Doçent, 2001'de Profesör unvanlarını almıştır.
    Aramızdan ayrıldığı sırada Pamukkale Üniversitesi görevini sürdürmekteydi. Nesrin Baykan ile evli olan Orhan Baykan çiftinin bir kızları var. Bu biyografinin temininde Prof Dr. Ünal Öziş ve eşi Nesrin Baykan’ın katkıları olmuştur. Kendilerine teşekkür ederim.
    Orhan Baykan’ın tarihi su yapıları konusunda modern su mühendisliği yanında pek çok eserleri bulunmaktadır. Ben Tarihi su yapıları konusuna ki çalışmalarına değineceğim.
    Orhan Baykan inşaat Mühendisi kökenli olarak özellikle Denizli, İzmir ve Muğla Bölgesi’nde yıllarca süren ve tamamen amatör bir ruhla çalışmaları olmuştur. Bu yörelerdeki antik kentlerin su yapılarının ortaya çıkmasında büyük katkıları olmuştur. Denizli LAODIKYA, HIERAPOLIS, Antalya PATARA, Burdur KYBRA, Muğla Ceramos antik kentleri bunlardan bazılarıdır.
    Ben Orhan Baykan’ı 2004 yılında Efes’te yapılan Uluslararası “Cura Aqurum in Ephesos” toplantısında tanıdım, Yaklaşık on süren toplantıda özellikle yabancı bu konunun uzmanları ile nasıl kaynaştığımızı gördüm.
    Daha sonra 2008 yılında DSİ II. Bölge Müdürlüğü himayesinde Tarihi Su Yapıları Toplantısı oldu. Ağabeyimiz pirimiz Prof. Dr. ÜNAL ÖZİŞ, Orhan Baykan ve diğer bu konuya gönül vermiş birkaç arkadaşla nasıl özverili çalışmalarımızı unutmam mümkün değil.
    Anadolu’daki taş borularla basınçlı su iletimi konusunda dünya çapında görülebilecek başlıca suyolları Denizli Laodikya, Antalya Aspendos ve Patara antik kentlerinde bulunmaktadır.
    2008 yılının başı idi, beni Orhan Baykan Denizli’ye davet etti, bir gün kaldım. Bu arada Üniversite’de çalışma odasını ve özellikle bu civardaki Laodikya ve Hierapolis kentlerini bana adım adım gezdirmişti. Literatüre giren ve girmeyen tüm kalıntıları bana göstermişti..
    Orhan Baykan ile başta 5. Dünya su forumu olmak üzere başka pek çok toplantıya katılmıştık. Çalışmaları böyle bir makalede anlatılamaz. Pamukkale Üniversitesi’nin bu değerli elemanı anısına bir Sempozyum düzenlemesi gereklidir kanısındayım.
    Ben Devrim Gazetesi’nde çıkan bu yazım ile onun kaybını Türkiye’de ve Avrupa’da bu konuda çalışan sayılı arkadaşlara mail ile bildireceğim.
    Bu değerli arkadaşımızı rahmetle alıyor, pek çoğu bu bölgelerde yaşayan öğrencilerinden bazılarının hocalarının izinde bu konuda çalışma yapmalarını umuyorum. Yazımın sonuna bir resim ekliyorum
    Soldan sağa Mehmet Bildirici- Martin Schwarz (İsviçre)- Orhan Baykan
    (DEvrim Gazetesi 19.01.2018 yayınlandı)

  5. MB Orhan Baykan 23-01-2018

    THE DEMISE OF PROF. DR. ORHAN BAYKAN (1953-2017) WHO WAS EXPERT ON HİSTORICAL WATER SUPPLIES IN TURKEY
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Sevgili Tarihi Su Yolları konusuna duyarlı Arkadaşlarım, meslektaşlarım
    Dear Friends who are interested in historical water supplies systems and participants of the conferences of Cura Aquarum in Ephesos 2004, 2008 Tarihi Suyolları Conference by the Directorate of DSİ İn Gümüldür, and 5th World Water Forum and others….
    With deep sorrow I inform you the demise of Prof. Dr. Orhan Baykan 26 October 2017. Here is a short life story of him.
    Baykan was born in İzmir in 1953 and after graduating from Atatürk Lisesi and Ege University in 1974, he has worked some years outside of university, he was appointed as Assistant in Ege University. When he died, he was the member of Pamukkale Universitesi İnşaat Bölümü. He was appointed as Professor in 2001.
    In this article I will inform you about his investigating and works on historical water supplies. I met him at Ephesos in 2004 and later many times again.
    He has worked on the water supplies of ancient cities of Anatolia. As an example Laodikya and Hierapolis (Denizli), Patara (Antalya), Kybra (Burdur), Ceramos (Muğla). We were sincere friends.
    He has visited me at Akyaka ( I have summer house) and in 2007 I have visited him at Denizli. He has showed me all unknown canals cisterns of Laodikya and Hierapolis ancient cities.
    We always in dialog and discussed some problems we noticed.
    In 2017 in his last telephone call, he mentioned his illness and has said about water discharge system of Kybra. I want to share with you this subject for his memory.
    “When I was investigating Kybra Water supply, I saw water discharge system very interesting. Over the device, there was 96 mm water over it (In Kybra there is Roman water supply system with under pressure stone pipes) like Ottoman water measuring system. I have examined this subject in the book of Kazım Çeçen. I did not decide where 96 mm water height comes?
    Please examine the problem and call me. I examined and when I called he was not living. I want to tell this puzzle for his memory. Here are something about the subject.
    1.. Kazım Çeçen Mimar Sinan ve Kırkçeşme Tesisleri İstanbul 1988 page 20
    “The Water measuring systems used at the time functioned as follows. A weir was made at one edge of a stone case to allow the regulation. The level of the water in this chest was regulated so that the water flows out from spillway should be only 1 mm thick.
    A circular brass pipe is placed in the chest so as to have its axis 96 mm below the water surface. From this pipe is determined by its diameter.
    In Ottoman times unit is LÜLE and its diameter 2,64 cm.

    2. Henning Fahlbusch “Vitrivius and Frontinus –Hydaulics in the Roman Period
    www.mehmetbildirici.com English 20.1.105 page 29
    « In Roman times the discharge obviously was equated with the discharged cross section. The dimension was the quinaria, This expression signified the smallest pipe its diameter is 2.31 cm. According to Vitrivius a quinaria was a pipe a circumference of five digits, (one digit 1,85 cm) or most exactly of a leaden plate having a width of five digits. This plate was bent around a cylinder and soldered at the joint. Thus the circumference determined the name of single pipe.

    Secondly I asked to read and give his opinion about my paper in my Web site. Water supply system of Byzantion city that is founded city on historical peninsula in Istanbul.
    The water comes from Alibeyköy area to Byzantion, I saw its Hellenistic water galleries and put them in my file
    www.mehmetbildirici.com Türkçe 2015 sayfa 4 31.1 Byzantion suyolu (waterline)

    Türkçe, sonuç olarak, konunun uzmanı değerli bir meslektaşımızı kaybettik. Işık içinde uyusun.
    Efes Toplantısından bir resim ekliyorum.
    From the left ÜNAL ÖZİŞ, ORHAN BAYKAN, MEHMET BİLDİRİCİ, Efes 2004

  6. MB Şahin Sevin 23-01-2018

    ANKARA GÖLBAŞININ ÖNDE GELEN İŞADAMLARINDAN 1962 İNŞAAT FAKÜLTESİ MEZUNU ŞAHAİN SEVİN’İ (1936-2018) KAYBETTİK
    MEHMET BİLİDİRİCİ
    Sevgili sınıf arkadaşlarım
    Bu ay bir arkadaşımızı daha ebediyete yolcu ettik. Arkadaşımız Şahin Sevin’i 9 Ocak 2018 Salı günü kaybetmiş ve dün Çarşamba toprağa vermiş bulunuyoruz. Kendisine Tanrı’dan rahmet kederli ailesine sabır ve baş sağlığı dilerim.
    Ben her zaman ki gibi arşivimdeki bilgileri sizlerle paylaşacağım.

    6670 ŞAHİN SEVİN (Niğde 1936-2018)
    1936 yılında Niğde’de doğdu. Ankara Atatürk Lisesi’nden 1955 yılında mezun olduktan sonra, 1957 yılında girdiği İTÜ İnşaat Fakültesi’nden 1963 yılında mezun oldu. Ankara Gölbaşı’nda “İnşaat Malzemesi imalatı, uçak hangar kapıları” konusunda faaliyette bulunmaktadır.
    Şahin Sevin “Gölbaşı İlköğretim Destek Vakfı”nı kurmuş ve kendi adına 16 derslik bir okul yaptırmıştır. Okul 2003-2004 ders yılında öğrenime başlamıştır. Okulun açılışta öğrenci sayısı 400 civarında iken bugün 700 civarındadır. Gölbaşı’nın en gözde okullarından biridir. Daha geniş bilgilere internet sitesinden ulaşılabilir.
    Eşi Mine Sevin, çocukları Tunç, Yaprak, Mert (1981) Yankı (1985)
    Şahin Sevin kendi hayatını anlattığı “Ömrümü Boşa mı? Harcadım” isimli bir yayını bulunmaktadır. 2010 yılında yayınladığı, 170 sayfalık kitapta ailesini, güçlükler içinde İnşaat Fakültesi’nde okuyup Yüksek İnşaat Mühendisi oluşunu, prensipli çalışmaları ile Ankara Gölbaşı’nda ki tesislere nasıl eriştiği anlatılmaktadır.
    2010 yılında çıkan kitabını isteğim üzerine lütfedip bana da göndermişti. Okudum, sen ömrünü boşa harcamamışsın. Çocuklarına iyi bir iş yeri ve Milli Eğitime çok güzel bir ilkokul kazandırmışsın demiştim.
    Hayırsever arkadaşım ışıklar içinde uyu…
    Yazı ekine Şahin Sevin ilköğretim okulundan iki fotoğraf eklenmiştir.

    Bu yazı itu62insaat sitesinde yayınlandı 12.o1.2018 yayınlandı

  7. CAROLINE HICKMAN 23-01-2018

    Dear Mehmet Bildirici,
    I recently learned that the Hrant Dink 2015 conference papers Yok Edilen Medeniyet are published and available. The volume I have is the Turkish translation. I am sure you can find it at Hrant Dink Foundation.
    Best wishes for a happy and healthy 2018.
    My very best,
    Caroline Hickman Washinton -USA

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 3125 özgen 23-01-2018

    ÖZGEN KÜÇÜKKONER (1935- 03.01.2018) 3125
    AVUKAT
    Konya Belediye Başkanlarından Muhlis Koner’in torunu
    , iyi görüşürdük. Konya’ya gittiğimde Bürosunda ziyaret eder, uzun sohbetlerimiz olurdu. Konya Lisesi Mezunu
    Hayatını anlatan ve tarafıma hediye edilen “BİR ÖMÜR BÖYLE GEÇTİ” isimli bir kitabı var. Tanışıklığımız çok eskilere dayanır. 1965 yılında sanıyorum CHP Gençlik Kolu ile ilk defa Glisıra gezisi yapmış, elle açılmış mağaraları görmüştük. 2018 yılının başında Konya’da aramızdan ayrıldı ve Konya’da toprağa verildi.

    1935 yılında Konya’da doğdu. Annesi Çelebi sülalesinden M. Muhlis Koner’in kızı Saniha Küçükkoner, babası öğretmen ve çiftçi Hacı Mustafa Muzaffereddin Küçükkoner’dir. İlk, orta, lise tahsilini Konya’da tamamladıktan sonra 1960 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.
    Avukatlık stajını ve askerlik görevini ifa ettikten sonra 1963 yılında Konya’da serbest avukatlığa başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir.
    Lise çağlarından beri sosyal faaliyetlere ve siyasete ilgi duyan M. Özgen Küçükkoner, yıllarca Konya Barosunda Yönetim Kurulu üyeliği, Başkan vekilliği ve on yılda Türkiye Barolar Birliğinde Konya temsilcisi olarak görev yaptı.
    Bir ara siyasete atıldı. Bir siyasî partinin 1969-1972 yılları arasında da 3,5 yıl kadar il başkanlığında bulundu. Aynı partiden bir dönem için belediye başkanı ve milletvekili adayı oldu.
    01.03.1978-01.03.1979 tarihlerinde de Konya Hukukçular Derneği başkanlığında bulundu. 2002-2004 yılları arasında da Konya Lisesi Mezunları Derneği Başkanlığı yaptı.
    Bu arada Konya’da yayınlanan Yeni Konya, Anadolu’da Hamle, Kervan, Türkiye’de Yarın, Yeni Gazete, Konya Postası gibi çeşitli yerel gazetelerde makaleler ve köşe yazıları yazdı.
    Ayrıca bazı meslekî dergi ve bültenlerde de hukukî görüş ve düşünceleri yayınlandı.
    Yazar, yukarıda bahis edilen Yeni Konya, Konya Postası gazetelerinde yayınlanan yazılarını bir araya getirdiği ve “Köşe Yazılarım” adını verdiği kitabını 2003 yılında yayınladı. 2005 yılında da “Hayatın İçinden” ismini verdiği çeşitli sosyal, ekonomik ve kültürel olaylardaki anılarını, duygu ve düşüncelerini okuyucusuyla paylaşmış, topluma tuttuğu aynadaki gördüklerini anlatmıştır. 2007 yılında da hayatını ve eserlerini içeren “Konuşa Konuşa” isimli üçüncü kitabı yayınlanmıştır.
    M. Özgen Küçükkoner, evli ve iki çocuk babasıdır.

  9. ÖNDER DAĞISTAN 3124 23-01-2018

    Değerli Mehmet Bildirici kardeşim

    Bir Y. Mühendis ve sınıf arkadaşım olarak yaptığın araştırmalar ile teknik ve kültürel çalışmalar nedeniyle seninle gurur duyduğumu belirtmek isterim.
    Bundan sonra da bu değerli çalışmaların devam edeceğine inancım tam olup sana ve ailene çok güzel bir yeni yıl diliyorum. Sevgilerimle

    Önder Dağıstan-İZMİR

  10. DENNIS MURPHY 23-01-2018

    Dear Mehmet,
    I hope you had a good 20017 and are in good health. My lady friend and partner Noor Mulder-Hymans lives in Maastricht, NL so I have spent a lot of time in Europe this past year. You may remember r her from the Frontinus conferences in Ephesus and Antalya. We have kept very busy traveling and going to Jordan to look at her excavation. Hopefully I will return this coming year to Turkey for the summer excavation season at Antochia ad Cragum.
    Best wishes,
    04.01.2018
    Dear Dennis
    Thank You very much for your mail. I am very happy to hear about you, your partner Noor Mulder. I could’ not remember her. Please send your photos. Now I am İstanbul, but I am getting older and I cannot travel so much but on the table I am working. Where is Antiocheia ad Cragum.

Toplam 311 yorum bulundu. 41-50 arası listeniyor.