Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. İSMAİL UĞURLU 13-12-2018

    26 Kasım 2018
    Sevgili Arkadaşlarım, Muhterem Efendim,
    Lise mezuniyetimizin altmışıncı yılını gerilerde bıraktık. 64 sınıf mevcudundan tespit edebildiğimiz 28 arkadaşımız rahmetli oldu. İki arkadaşımız maalesef ağır sağlık problemleri ile mücadelede. Sevgili Habip Sandıkçı ve Sevgili Burhan Semen. Yaprak dökümü bu yaşlardan sonra ne yazık ki hızlanarak devam ediyor.
    Küçük gruplar halinde zaman zaman bir araya gelebiliyoruz. Son geniş birlikteliğimizden (Haziran 2009) bu güne dokuz yıl geçti.
    Uzun zamandır tekrar topluca buluşmak ve kucaklaşmak hepimizin arzusu olmasına rağmen, son yıllarda maalesef gerçekleştiremedik.
    Sevgili Mehmet Bildirici, içimizde galiba en vefalımız, onun teşviki ile uzun bir aradan sonra, bu kış gününde tekrar topluca bir araya gelmeyi planladık.
    Bu konuda telefonla fikirlerini sorduğumuz arkadaşlarımızın olumlu görüşlerinden cesaret alarak Eşimin de desteği ile sizleri evimizde ağırlamayı arzu ettik. Mevsim şartları ve konuya müsbet yaklaşan arkadaşlarımızın çokluğu dolayısı ile sizleri “İstanbul-Kadıköy Cemil Topuzlu Caddesi, No:42’deki, BÜYÜK KULÜPTE” ağırlamanın uygun olacağını kanaatine vardık.
    Sizi ve eşinizi, 8 ARALIK 2018 Cumartesi günü, saat 12:30’dan itibaren BÜYÜK KULÜPTE bekliyoruz.
    Sizleri Büyük Kulübün kapısında bir arkadaşımız karşılayacak. Öğlen yemeği için giriş katındaki Baron Restauranda olacağız; daha sonrada, hatıralara yolculuğa uzanan sohbetlerimize üst kattaki White-Black Salonunda devam edeceğiz.
    Nasip olursa, gelecek yıl Haziran-Temmuz aylarında, sizleri Emirgan’da evimizde ağırlamak arzusundayız.
    Görüşmek ümidiyle, selam ve sevgilerimizi sunarız.
    Süheyla-İsmail H.Uğurlu
    Organizasyon konusunda Elif yardımcı olacaktır. Telefon: 0212 292 76 27 - 0532 507 29 50

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 3209 13-12-2018

    MUĞLA DEVRİM GAZETESİ SİTESİNDE GEZİNTİ
    Ara ara kendimi kontrol için Google motoru ile geziye çıkarım. Bu defa Devrim Gazetesinde Mehmet Bildirici olarak gezi yaptım. Öncelikle gazeye yazdığım tüm yazılar Gazete web sitesinde ilave olarak
    Mehmet Bildirici ile ilgili görseller maddesine girdim. O kadar sayılamayacak kadar madde var. İşte bunlardan bazıları
    İlk sırada sakallı fotoğrafım
    Basında Bildirici 2016 Muğla Müzesi yazısı
    “ “ “ “ İstanbul Beyoğlu Öğretmenevi Konya Lisesi toplantısı
    Özlem Bildirici 20.06 Bu konuda o kadar çok madde var
    Mehmet Bildirici Konya Mühendislik Akademi (Pek çok)
    Ula İlçesi Haşimbahçe İşlemeli taş fotoğrafı
    Mehmet Bildirici 2651 Mari Curie fotoğrafı
    Mehmet Bildirici 2721 Öztuğ Demir
    Mehmet Bildirici 2721 İmparator Hadrianus
    Mehmet Bildirici 2721 Büyük İskender
    Mehmet Bildirici 2721 Antalya Kurucu Kral Attalos
    Mehmet Bildirici 2721 Antalya Hadrianus Kapısı
    Daha o kadar çok madde benden alınmış ki sayılması çok zor ayrıca
    Mehmet Bildirici ile ilgili görseller gün gün yenileniyor, değişiyor
    Duygulandım paylaşmak istedim.

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 3208 13-12-2018

    ŞALOM GAZETESİ SİTESİNDE GEZİNTİ
    Ara ara kendimi kontrol için Google motoru ile geziye çıkarım. Bu defa Şalom Gazetesinde Mehmet Bildirici olarak gezi yaptım. Benim ile ilgili pekçok maddeye rastladım. İşte bazıları
    Deniz Bildirici 2751-3000 fotoğrafı
    Demir Bildirici Gazete yazılar, fotoğrafı
    Çolakyan Toprağa veriliyor Haber
    Galata’da Etkinlikler
    Karia Bölgesi su Yapıları
    ……. Ve daha başkaları paylaşmak istedim.

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 3206 13-12-2018

    Google Motoru ile gezinirken ŞALOM Gazetesi Web Sitesinde çıkmış bir yazıma rastladım. Gurur duydum, paylaşmak istedim.
    • ŞALOM GAZETESİ KALİTESİ BİZİM TÜRKÇE GAZETELERİNİN PEK ÇOĞUNUN ÜSTÜNDEDİR. YAZARLARININ YARIYA YAKINI KADINDIR. DEĞERLİ KÖŞE YAZARLARINA SAHİPTİR.
    Ben şahsen hiçbir yabancı ve azınlık cemiyetlerine üye olmuş değilim. Yabancı ve azınlıklıklardan arkadaş edindiklerimde politik konulara hiç girmiş değilim. Tüm merakım onlarla tarihi, kültürel ve hatta dini konularda bilgi alış verişimin de bulunmaktır.
    1996 yılında Konya’dan İstanbul’a yerleşince değişik kültürleri tanımak istedim. Bunlardan biri de Yahudilerdi, ama güvenlik sebepleri görmek için bile olsa sinagoglarına (camileri) girmek mümkün değildi. Önce Şalom isimli haftalık bir gazeteleri olduğunu öğrendim, bunun nerede satıldığını öğrenmem altı ayımı aldı.
    Nihayet haftalık çıkan ŞALOM gazetesini alıp okumaya başladım. Hala da ara ara alırım. Türkçe ve Ladino dillerinde çıkar. Ladino dili ortaçağ İspanyolcası. Yahudiler İbranice bilmezler. Ama ibadetleri ve Sinagogdaki dil İbranice (Hebrew) dilidir, bizde de camide ibadet dilinin Arapça olduğu gibi, Arapça bilmeden Arapça ibadet edildiği gibi.
    Şalom gazetesi kalitesi bizim Türkçe gazetelerinin pek çoğunun üstündedir. Yazarlarının yarıya yakını kadındır. Değerli köşe yazarlarına sahiptir.
    Olayları onların penceresinden bakmak şahsen benim çok hoşuma gidiyor. Bizim haber ve yorumlarımızla bazen üst üste geliyor, bazen ise farklı görüşler ortaya çıkıyor. Kıyaslama imkânı önünüze geliyor.
    Galata semti onların eskiden yoğun yaşadıkları bir yer, bu semtte pek çok ibadet yerleri var. Bazen Yahudi günleri yapılıyor. Yemekleri, müzikleri tanıtılıyor.
    Ben bunlardan bazılarına katıldım, ilgiyle izledim…
    Bu konuda daha söylenecek pek çok şey var ama bu yazı için bu kadarı yeterlidir diyorum.
    Mehmet Bildirici
    http://www.mugladevrim.com.tr/index.php/52-mehmet-bildirici/8844-yahudi-kulturu-ve-tarihini-istanbul-da-tanidim

  5. ARİF DUTAĞAÇ 12-12-2018

    Merhaba. Sizinle daha önce elektronik posta yoluyla görüşmüştük. Bana makale göndermiştiniz. Cinci Arif'in oğluyum ben. Görüşelim inşaallah.
    Ben Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’ndeyim.

    Görüşelim, Çok memnun oldum. Baban sağ mı?
    Daha önce babası ile görüşmüştük. Annem tarafından Cinci Mehmet dede tarafından akrabadır

  6. SAİM SAKAOĞLU 12-12-2018

    Sevgili Mehmet,
    Güzel, doyurucu ve anlamlı öğretmenler günü iletini aldım. Elbette keyifle okudum ama aramızdan ayrılanları anarken de hüzünlendim. Teşekkür ederim.
    Şükran Hanım, ikimizin de birlikte okuduğu orta 2 ve 3'te dersimize girmişti. Tabii ben lisede dersine girdiğini bilmiyorum. Orta bir de ise bir eczacı bey matematek dersimize girmişti.
    Bilmem söylemiş miydim, Ben Fehime Hanım'dan YILDIZLI ON alan nadir öğrencilerindenim. Bu notu alabilmek için iki sayfalık yazılı kâğıdına belki de 15 kadar çizim yapmış, gerekli açıklamaları da eklemiştim. Hocamızın beni böylesine değerlendirmesi belki de benim hayat çizgimin ana hatlarından birini oluşturmuştur. O sınavda sınıfın ineklerinden en fazla alanı ise yedi alabilmişlerdi.
    BOTİM de sağ olsun, bizi unutmadı ve anlamlı bir davet yazısı gönderdi.
    Aşırı yoğunluğumdan (bu arada il dışından gelen misafirleri de eklemeliyim) cevap yazmakta geç kaldım, kusura bakma. Fehime Hanım'ın kabri ile ilgili iki fotoyu da özel bir klasöre indirdim.
    Ss (Selam ve sevgilerimle)
    SS (Saim Sakaoğlu)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 3204 12-12-2018

    KÜÇÜKYALI GEZİ 22.11.2018
    Bugün Küçükyalı İdaeltepe oturan arkadaşım Fehmi Ersoy ile buluşmak için tekrar Kadıköy’e gene Marmaray ile geçtim.
    Küçükyalı İstasyonunda Fehmi bizi aldı.
    Önce doğruca Küçükyalı Mezarlığında Biyoloji öğretmenimiz Fehime Birekul’un mezarını Mezarlık bekçisi sayesinde bulduk. Ziyaret ettik. Küçükyalı Mezarlığı E5 yanında dik bir yamaçta bulunuyor.
    Daha sonra Pendik Marina tesislerine gidip yemek yedik, uzun uzun sohbet ettik ve evlerimize döndük. Bu konuda bir yazı yazdım

  8. TSVIKA TSUK 12-12-2018

    Dear Friends and Colleagues,
    I am happy to announce the publication of the final report of the Khirbet Wadi Hamam Excavations, titled:
    U. Leibner, Khirbet Wadi Ḥamam: A Roman-Period Village and Synagogue in the Lower Galilee, Qedem Reports 13, The Institute of Archaeology, The Hebrew University of Jerusalem in Cooperation with the Israel Exploration Society, Jerusalem 2018 [ISSN: 0793-4289; 660 pages, size 25×31 cm, hard cover, 488 line drawings, photographs, maps and graphs and 67 plates].
    The book can be ordered from the Israel Exploration Society: ies@vms.huji.ac.il
    Attached you can find the Table of Contents and the Introduction chapter, where you can read about the site and its identification, our research questions and the excavation and documentation methodology.
    Best wishes,
    Uzi
    Dr. Uzi Leibner
    Institute of Archaeology
    The Hebrew University of Jerusalem
    Mt. Scopus, Jerusalem 91905, Israel
    Tel: 972-2-5881386

  9. REYHAN ATMACA 12-12-2018

    REYHAN ATMACA 3199
    SAĞOL Mehmet Abi, sizleri ve sizde kaldığımız günleri hiç unutmadım. Çok çok sevgiler
    Facebook
    (annemin teyze kızı NEVZER Ablamın kızı

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 3198 12-12-2018

    Sevgili Saadrettin Tuncer
    Eski dostlar vardır, yenileri vardır. Öyle yeni dostlar olurki pek çok eski dosttan daha yakın olur. Örnek vermem gerekirse yakında tanıştığım, Akyaka’da komşum, hoşgörü ve dost canlısı Saadettin Tuncer…
    Tekrar buluşmak için ilkbaharı bekliyorum.
    Gazete yazılarım ve diğer araştırmalarım için Web siteme girmek kâfidir.
    www.mehmetbildirici.com
    Haber Pano ve diğer çeşitli maddeler
    Ayrıca Mehmet Bildirici Mugla Devrim sitesinde hem başka arkadaşların ve benim yazılarıma ulaşmak mümkün.
    Konya Yazıları için Mehmet Bildirici Yeni Meram yeterlidir.
    Gazete yazılarımın sayısı şu an itibariyle 662 hepsini göndermek olası değildir.
    Ama ben içinden seçerek 2001 yılında yazılmış ve iyiki yazmışım dediğim Paris yazımı bir anı olsun diye gönderiyorum
    Eşine, oğlun ve kızına da selam, oğlun için yazınki çabaları sonuç verdimi?
    Yakın komşun ve dostun Mehmet Bildirici

    TARİHİ SORGULAYAN BİR TURİST GÖZÜYLE PARİS GEZİSİ
    Mehmet BİLDİRİCİ
    Kızım Özlem'in Paris'te bir Fransız firmasında çalışmasını vesile bilerek, 2001 Ağustos ayı içinde yaklaşık bir ayı burada geçirdim. Bazı gözlemlerimi ortaya koymak istiyorum. Şüphesiz Paris bir yazı ile, bir kitap ile anlatılabilen bir kent değil, iyi tanımak için bir ömür gereklidir diye düşünüyorum.
    Paris'te bulunmak beni etkiledi, Çünkü Paris'te özellikle son 250-300 yılda meydana gelen olaylar, ortaya çıkan dev yazarlar, bilim adamları, filozoflar, ressamlar, sanatçılar ve bunların etkileri ile önce kendileri büyük bir değişim geçirdiler. Düşünme, yaşam biçimleri değişti ve bu değişim, tüm dünyayı, bilim, sanat ve moda konularında etkiledi.
    Bu düşünce ve akımlar Dünya’da olduğu gibi, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde biz Türkleri de etkisi altına aldı. Türkiye'de devletin desteği ile Fransızca eğitim veren okullar, Fransa'daki benzerleri gibi Liseler açıldı. Fransa'daki örnekler incelenerek Belediye teşkilatları kuruldu. Bunları daha da çoğaltmak mümkündür.
    Bütün bu gelişmelerin etkisi ile yaşam biçimimiz değişti, yüzyıllarca yerde oturup elle yemek yerken, masaya oturup çatal bıçakla yemek yer olduk, aydın kadınlarımız onların kılık kıyafetini benimsedi.
    Bugün belki teknolojide bazı ülkeler ve kentler Paris’i sollasalar bile, felsefede, edebiyatta, resimde, modada diğer bir deyişle kültürde dünyada hala ilk sırayı koruduğu düşünüyorum.
    Bunu gösteren Türkiye'den bir izlenimimi belirteceğim. İstanbul'da Galatasaray Lisesi ilköğretim bölümüne kura ile 50 öğrenci alınacaktı, torunum için başvurduk, yüklü bir iade edilmeyecek bağış aldılar, başvuru sayısı 5000 civarında idi. Bu Fransız kültürüne verilen ilgiyi göstermektedir.
    Ben kızım Özlem sayesinde böyle bir kenti gezme fırsatı yakaladım, bunu değerlendireyim dedim, şimdiye kadar ki bilgilerimi yetersiz buldum, geceleri Paris ve tarihi hakkında kitaplar okudum, gideceğim yeri ve metro planını belirledim ve ertesi günü oraya ulaştım. Bütün gezilerim tek başına ve metro ile oldu. Metro ile istediğiniz yere çok kısa sürede gitmeniz mümkün. İşte izlenimlerim.
    Parisi gezmek bir kitap sayfalarında dolaşmak gibi, sokak, cadde, meydan isimleri daha önce öğrendiğimiz tarihi olayların, kişilerin, dost devlet adamlarının isimleri, hiç yadırga-mıyorsunuz. Avenue Emile Zola (Yazar Emile Zola caddesi), Place Victor Hugo, (Viktor Hugo meydanı), Place de Italy (İtalya meydanı), Metro İstasyonu, George V (İngiliz Kralı V. George), Metro istasyonu Franklin Roosevelt (Amerika Cumhurbaşkanı F. Roosevelt), rue Michel Ange (İtalyan şair ressam, mimar Michel Ange caddesi) …. Tabi bu tarihi kişilerin kim olduğu ne zaman yaşadığı da sokak levhalarında tek tek yazılı, bir kenti gezerken tarih öğreniyorsunuz. Ayrıca önemli binalarda bir tabela çakılmış orada yaşanmış ve geçmiş olaylar hakkında bilgiler veriliyor.
    Batının önde gelen yazar, sanat ve bilim adamlarının isimleri veya heykelleri her an karşınıza çıkıyor. Opera binasını geziyorsunuz, binanın cephesi sanki bir tablo, hep heykeller ve müzik adamlarının portreleri konulmuş, en başta, dahi müzik adamı Wolfgang Amedious Mozart yer alıyor. Halbuki, Mozart bir Fransız değil bir Avusturyalı.
    Paris bir müzeler kenti, her konuda müze var, yüzün üzerinde… Tabii en başta Mısır, Sümer uygarlığın zengin bir koleksiyonun bulunduğu Louvre Müzesi, ben şahsen 3 gün içinde ancak görebildim. Tarih derslerinde okuduğumuz Sümer kralları, Babil kralı ünlü Hamurabi'nin kanunlarının taşa kazındığı anıt, firavunların portreleri, Leonarda Vinci'nin Mona Lisa'sı, ünlü Venüs heykeli, en önemlileri. Bu arada Ege bölgesinden Aydın ilinden, Magnesia, Milet ve Didim antik kentlerinden getirilmiş ve çok büyük bir salonu dolduran kabartma ve büyük kolon parçaları dikkat çekici.
    Pek çok ünlü tabloların yer aldığı Orsay resim müzesi, Paris Tarihi müzesi, Seramik müzesi, Moda Müzesi, Uzakdoğu sanat eserlerinin bulunduğu Guimet Müzesi, Pablo Picasso Müzesi, bilim ve teknoloji müzeleri saymakla bitmeyen müzeler. Gelmeden 2 gün Turizm Bürosundan bir kitapçık aldım, tümünü en azından isim olarak taradım. Gezemediğim ilginç 2 müzeden de söz edeceğim, bunları öğrendiğim gün bu müzeler kapalı idi. Biri Nissim de Camondo Müzesi. Bu müzenin sahipleri İstanbul'dan Paris'e göçmüş bir Yahudi aile. Ondokuzuncu yüzyılın en önde gelen bankerlerinden biri, Karaköy ve Beyoğlu'da pek çok apartman ve hanın sahibi imiş, dedeleri Sarayın da katıldığı çok büyük bir törenle 1870'li yıllarda Hasköy mezarlığına gömülmüş, bugün mezar soyulmuş ve bakımsız….
    İkinci gezemediğim müze, Paris'in kuruluşundan bu güne suyun ve su yapılarının tarihe ait müze, benim ilk gün gezmem gereken bir müze. Bu gidişimde öğrendim, Paris, Lutece ismi ile Roma tarafından 1. yüzyılda kurulmuş, ama çok az kalıntı bu güne geliyor. Bir arena, bir hamam ve bazı temel taşları var.
    Konya'yı düşünüyorum, o da alelade bir kasaba iken kale içinde önemli yapıları ile bir Roma kenti olarak kurulmuş. Karşılaştırıyorum Konya, yani o zamanki adı ile Iconium çok daha muhteşem, pek çok kitabe, kalıntı bugüne geliyor. Paris'te çok az, pek yazılı bir şey de yok, gelen temel taşlarını sayarak envantere almışlar. Biz ise bunları pek önemli bulmuyoruz.
    Paris'te tarihi kiliseleri gezdim, tabii başta Notre Dame, Saint Chapel, Fransız krallarının gömülü olduğu, Saint Denis ve Saint German kiliseleri. Özellikle Saint Chapel Paris'in kalbi sayılan Sen nehri üzerindeki ada üzerinde. Kralların ibadet ettikleri bir yer, en önemli özelliği 13. yüzyılda İstanbul'dan getirilmiş dini ikonaların ve objelerin oluşu, başka tarihi bir olay gözümün önüne geldi. İstanbul 1204 yılında Latinler tarafından işgal ediliyor ve 1261 yılına kadar bu yönetim sürüyor, İstanbul, o zamanki adıyla Costantinople yağmalanıyor, yıkılıyor, değerli tarihi ve dini anıtlar Avrupa'ya götürülüyor, bunun izini görüyor ve ibretle inceliyorum.
    Napolyon Bonaparte'ın gömülü olduğu Invalides Müzesini geziyorum. Burası aynı zamanda askeri müze, en dikkati çeken eserlerden biri Sultan 2. Bayezit'in üzeri yazılı ve işlemeli miğferi, müzenin en değerli eşyalarından biri kabul ediliyor, bazen kapıda milliyet sorulup Türkiye'den gelenlere özel olarak germeleri öneriliyor.
    Panteon (Ulusun tapınağı, eski Yunan ve Roma'da tüm tanrıların tapınağı) önce Paris'in kurtarıcısı Azize Geneive adına yapılmış bir kilise, Bu azize 5. yüzyılda Frankları örgütleyerek ve Tanrı'ya dua ederek Paris korumuş ve kurtarıcısı olmuş. Koruduğu kişi de bize tanıdık bir isim Hun İmparatoru Attila. Kilise içinde tarih kitaplarında gördüğümüz Attila'nın at üzerinde büyük şahane, bir tablosu bulunuyor. Burada çok tanınmış Fransız yazarları devlet adamları gömülü, Jan Jacques Russo, Voltaire, Madam Curi'nin (tek ulusal kadın kahraman), mezarlarını ziyaret ediyorum, İçimden kendilerine söz veriyorum, birer kitabınızı okuyacağım diye.
    Paris kadınları ve kraliçeleri, sarayda, tablolarda, baloda kilisede aynı şekilde giyiniyor ve bizim ölçülerimize göre de hayli açık giyiniş. Kraliçe Marie Antoinette'nin hani halkın aç olduğunu öğrenmesi üzerine niye pasta yemiyorlar dediği veya dediği kabul edilen kraliçenin tanrıya yakaran heykeli var kilise içinde, dikkati çeken husus baloda olduğu gibi göğüslerinin yarısının açık olması. Bizim kültürde kadınlarının kapalılığı erdem, dinen kendisinden istenen bir husus, Paris'te ise kadının açıklığı tarihinden gelen doğal bir olay, ben bunun Hıristiyanlık öncesi Frankların geleneğinden geldiğini sanıyorum.
    Paris'te trafikte çok farklı, yoğun yolcu taşıması metro ile yapılıyor, caddeler genelde çok geniş, hal böyle olunca yollarda trafik tıkanması yok. Birbirini kesen 14 metro hattı var, bazı istasyonlarda iki, üç hat birbirini kesiyor. Bir biletle giriyorsunuz, istediğiniz kadar içerde hat değiştirebiliyorsunuz. Metro 20. Yüzyılın başlarında açılmaya başlamış, Çok ilginç Paris'te binalarda kullanılan yapı taşları yer altında açılan galerilerden temin edilmiş, zamanla bu galeriler metronun başlangıcı olmuş
    Paris'in merkezi koruma altına alınmış, bu bölgedeki mimari doku olduğu gibi korunmuş, eskiyen binaların yerine bizde olduğu gibi yeni beton bina yapmamışlar, batı tarafında ise Newyork'ta tarihin en büyük terörist saldırısına uğrayan binalar gibi modern bir Paris kurulmuş. Binalar sanki maket yapar gibi oynanmış dev La Grande Arch (Büyük Ark) ve modern yüksek katlı binalar yapılmış, altından otoban geçiyor, 21, yüzyılın Paris'i.
    Kendimizi düşünüyorum. Konya geliyor aklıma, önemli tarihi bir Roma kenti, gerilemiş yıkıntı haline gelirken Selçuklu eliyle cami, medrese, türbelerle bezenerek yeniden inşa edilmiş, bugüne kadar yıpranarak gelmiş, şimdi ne yapıyoruz, koskoca bir adayı kaldırıyoruz, yerine beton eski doku ile hiç ilgisi olmayan koskoca hanlar, dükkanlar yapıyoruz, beş on tane daha yaparsak elimizle tarihi Konya kentini tarihe gömeceğiz.
    Paris'te tüm resmi kurumların kapısında, parada pulda Fransız devriminin simgesi üç kelime görülüyor. LIBERTE, EGALITE, FRATERNITE, Hürriyet, Eşitlik, Kardeşlik. Burjuvanın, işçilerin göçmenlerin oturduğu semtleri gezdim. Acaba Parisli bu söyleme uyuyor mu?. Burjuvanın oturduğu (kızımın oturduğu küçücük kat bu bölgede) mahallelerde akşamları sokakta çok az kişi var, onlarda bir Café'de kahve veya şarap içiyor, yemek yiyor, ya da evine çekilip kitap okuyor, ya da televizyon seyrediyor. Göçmenlerin mahallesine gidiyorum, Çinliler, Afrikalılar, Araplar, Yahudiler, dünyanın her yerinden gelen göçmenler sokaklarda, problemleri var, okuma alışkanlıkları yok, oturdukları yerler sıkışık hepsi sokakta. Lokantaları, kasapları ayrı, Müslüman kasabı, Koşer lokanta (Yahudilerin dini geleneklerine uygun), Çin, Tayland lokantası hep yan yana.
    Paris'te Parisliden çok yabancı var, karışık evlilikler var, ama bunu ayırt etmek zor, yüzde 10 oranına yakın Afrikalı yaşıyor, Fransız vatandaşı, devlette memur, onun gibi giyiniyor, onun gibi kimi Metroda bir kitap okuyor, ama derisi kara hemen Afrikalı olduğu zenci olduğu belli, ısrarla zencileri ve onların ilişkilerini inceledim. Paris'te zenciye farklı davranılıyor mu? Davranılmıyor kanısına vardım.
    Türkler ise Saint Denis semtinde oturuyor, Türk işyerleri var, ama son zamanlarda sayıları azalmış, gene Türk kasap, manav, Türk yemeklerinin bulunduğu lokantalar mevcut

    (30.10.2001 YENİ GAZETE KIRKAMBAR)


    SAADETTİN TUNCER
    Merhaba Mehmet Ağabey, güzel düşüncelerin için çok teşekkür ederim. Yazını dikkatlice okurken; sanki Paris'i geziyor gibiydim. Yazmaya devam lütfen. İnşallah bahar aylarında görüşürüz. Sağlıklı, huzurlu günler diler, ellerinden öperim... 18.11.2018 Ankara

Toplam 475 yorum bulundu. 61-70 arası listeniyor.